Vet Terapist’e Hoşgeldiniz

IMG_4186Sayfamızın amacı siz değerli hasta sahiplerimizin/hasta sahibi adaylarımızın, evinizi-bahçenizi uzun yıllar, paylaşacağı dostlarımızın davranış özelliklerini tanımanıza, davranış bozuklukları var ise bunların düzeltilmesine, evinizi bahçenizi onlar için uygun bir ortam haline hazırlamanıza, hem dostlarımızın hem de sizlerin daha mutlu ve refah içinde hayatlarınızı sürdürmeniz için danışmanlık, özel eğitim programları, psikolojik destek ve davranış terapisi hizmeti vermektir.

Veteriner Hekim Gökhan DURUKAN

Köpeklerde Kişilik Özellikleri Nelerdir?

Hepinizin merak ettiği bir soru, köpeklerin kişiliği var mı, her köpek aynı mıdır? Köpeklerle yeterli vakit geçirmiş insanlar için cevap tabi ki de ”evet”.

Bilim de köpeklerde kişilik olduğunu söylüyor. Yapılan deneysel çalışmalarda köpeklerin farklı kişilik özellikleri olduğu bildirilmiştir. Bu özelliklere değinmeden önce belirtilmesi gereken önemli bir konu, köpeklerin kişilik özelliklere köpeklere özel olarak düşünülmesi gerektiği, insanlaştırılma(antropomorfizm) ile karıştırılmaması hususuna dikkat edilmesidir. Çünkü insanlar tüm canlıları kendi düşünce ve duyularıyla biçimlendirme konusunda ustadırlar, bir çok canlıya köpeğe de dahil olmak üzere insan özellikleri atfederek onları anlamaya çalışırız, bu da onları yanlış anlamamıza ve onlara yanlış davranmamıza ve böylece karşılıklı çatışma yaşamamıza neden olmaktadır, köpeklerde görülen davranış bozukluklarının önemli bir kısmı bu çatışmalardan doğmaktadır. Bu nedenle köpeklerin kişilikleri düşüncelere, yorumlara ve varsayımlara dayandırılmadan, davranışsal gözlemlere dayandırılmalıdır.

Yapılan bir diğer yanlışluk, bir durumda saldırganlık davranışı gösteren bir köpeğe saldırgan kişilik özelliği atfedilmesi ya da bir uyarandan(insan, kedi, olay, ses vs) korkan köpeğe korkak denmesi doğru olmamaktadır. Köpek farklı durum, olay ve zamanlarda aynı duruma farklı tepkiler verebilir Davranış değiştirme teknikleri ya da diğer tedavi metotları kullanılarak değiştirilebilecek bir davranış, kişilik özelliği değil, davranışsal bir cevaptır. Bu nedenle kişilik özellikleri için, köpeğin değişkenlere bağlı kalmaksızın genel davranışsal cevap stratejileri olarak değerlendirmek gerekmektedir.

Köpeklerle yapılan bazı çalışmalarda köpeklerin kişilik özelliklerini oluşturan bazı özellikler ortaya atılmışıtır. Bunlar, korksuz/meraklı, agresiflik, tepkisel ya da heyecanlı, sosyal, oyuncu, eğitime yatkın, avcılık, kişilik özellikleri olduğu belirtilmiştir.

Buradan görüleceği gibi, bir çok insanın benim köpeğim şımarık, çocuksu, inatçı, laf dinlemez vs gibi antropomorfik kişilik özellikleri atfetmeleri doğru değildir ve köpekle insan arasında çatışmaya neden olması potansiyel bir hatalı yaklaşıma yol açmaktadır.

Kaynak: DURUKAN G. (2018), İnsan-Köpek Etkileşimi: Evcilleştirme, Sosyal Yapı, Biliş ve Davranış Bozuklukları, Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü

dog_personality

Köpeklerde Görülen Psikolojik ve Psikiyatrik Bozukluklarının Belirtileri

Bir çok nedenle köpeklerde davranış bozuklukları görülebilir. Farklı nedenler birbirine yakın davranışsal semptomlarla kendini gösterir, ayrıca aynı davranış farklı zaman ve durumlarda farklı nedenlerle ortaya çıkıyor olabilir.

Aileler genellikle sorunun neden olduğu davranışı bize anlatarak o davranışa çözüm bulmamızı ve böylelikle köpeğin sorununun ortadan kalkacağına ve kendilerinin rahat edeceğini umarlar. Bu gündelik bizlere dayatılan tıbbın bizlere öğrettiği hatalı bir geçiştirme metodudur. İyi bir hekim öncelikle canlıyı rahatlatmak için şikayetleri ortadan kaldırmaya yönelik girişimlerde bulunsa dahi, asıl hedef olarak sorunu ortaya çıkartan etkenleri belirleyip, bu etkenleri canlıdan uzaklaştırmayı hedeflemektedir.

Bu nedenlerle klinik hayvan davranışlarında da, ortaya çıkan davranış bizim sonuç olarak ortadan kaldırmamız gereken bir davranış olmakla birlikte odak noktamız, köpeğimizde bu davranışı ortaya çıkartan mekanizmayı açığa çıkarmak ve bu mekanizmayı harekete geçiren etkenleri ortadan kaldırmak ya da etkenlerin canlıda bahsedilen mekanizmayı başlatma gücünü azaltmak veya yok etmek olmalıdır.

Köpeklerde farklı nedenlerle ortaya çıkabilecek, psikolojik ya da psikiyatrik sorun olduğunu ifade eden davranışlardan  sık görülen ve ailelerin de gözleyebileceği bazı davranışlar;

-Köpeğin uyku düzeninin bozulması, uyku düzeninde artma, azalma ya da sıklıkla bölünen uykular.

-Yemek düzeninde bozulma; iştahlı bir köpeğin iştahının kesilmesi, verilen gıdaları reddetme, hızlı ya da çok yavaş yemek yeme. Gıda olmayan cisimleri yeme

-Aşırı ve nedensiz havlama.

-Köpeğin oyuncağı olmayan eşyaları parçalama, çiğneme veya dağıtma.

-Vücudunun herhangi bir bölgesini aşırı yalama, ısırma, tüylerini koparma ya çiğneme.

-Seslerden korkma, kaçma, idrar-dışkı yapma, donma, kusma.

-Görüntülerden korkma, kaçma, donma, idrar-dışkı yapma, kusma.

-Tuvalet eğitimi olmasına rağmen eve idrar-dışkı yapma.

-Aşırı saklanma ve kaçma eğilimi.

-Diğer köpeklere, kedilere saldırma ya da onlardan korkma-kaçma.

-İnsanlara saldırma, korkma ya da kaçma, donma.

-Herhangi bir eşyayı, alanı ya da canlıyı sahiplenme ve saldırgan tavırlar.

-Dokunma, yaklaşma gibi fiziksel temaslara karşı saldırma, korkma, kaçma, donma.

-Bazı insanlardan uzak kalınca ya da etkileşim alamadığında ajite olma.

-Herhangi bir canlıya ya da eşyaya karşı aşırı düşkünlük

-Oyun oynamada isteksizlik

-Dışarı çıkmak istemede isteksizlik ya da eve dönmek için aşırı tavırlar

Bu ve benzeri davranışları köpeğinizde gözlemlediğinizde, köpeğinizde psikolojik ya da psikiyatrik bir sorun olabileceğini ya da potansiyel olarak sorun yaşama ihtimalinin yüksek olabileceğini hatırlamanızı tavsiye ederim.

Bu semptomlar, yazının başında da belirtildiği üzere farklı klinik davranış hastalıklarının semptomları olmaktadır, bu sorunu ortaya çıkartan etkenin ne olduğu psikolojik ve davranışsal muayeneler ile belirlenerek bir tedavi oluşturulmalıdır.

 Köpeğinizdeki davranış bozukluğu belirtilerini test etmek için, Veteriner Psikoloji Testimize doldurabilirsiniz.

 

Veteriner Hekim – Hayvan Davranış Uzmanı

Gökhan DURUKAN

Köpeklerde Kısırlaştırma Davranış Bozukluklarında Çözüm müdür?

Halk arasında kısırlaştırma olarak tabir edilen, kastrasyon, orşidektomi yani testislerin uzaklaştırılması ya da kimyasal kastrasyon yoluyla kalıcı olarak yapılan radikal yani geri dönüşümsüz bir uygulamadır.

Erkek köpekler arasında patolojik olmayan kavgalar sadece puberta döneminde genç köpeklerin arasında ve seyrek olarak ortaya çıktığı fakat bunun da öldürücü olmadığı vahşi köpeklerle ya da başıboş köpeklerle yapılan çalışmalarla bilimsel olarak ortaya konmuştur.

Erkek köpekler saldırganlık, nispi olarak dişilere göre daha fazla gözlemlenmektedir. Fakat bunda testosteronun rolü bilimsel olarak belli ve net değildir. Bu oranın sosyal yapı, zihinsel farklılıklar gibi başka sebepler nedeniyle de ortaya çıkmış olması muhtemeldir.

Yapılan geniş kapsamlı deneysel çalışmalarda erkek köpeklerin kastrasyon sonrası saldırganlıklarında kesinlikle azalma görülmezken, yapılan çalışmaların bazılarında kastrasyon sonrası erkek köpeklerde korku ve anksiyete ilişkili saldırgan davranışlarda %25 oranında artış bulunmuştur ve sadece bazı köpeklerde nispi olarak hareketlilikte azalma meydana gelmektedir fakat bu oran sağlıklı köpeklerdeki hareketlilik açısından önemli düzeyde farklı değildir.

Buradan çıkarılması gereken sonuç şudur; kastrasyon saldırganlığı kesinlikle azaltmaz, kastrasyon sonrası sağlıklı her 4 köpekten 1’inde saldırganlık artma ihtimali vardır.

Bu sonuçlara göre davranışsal açıdan kastrasyonun faydası yoktur, üreme açısından da sokak köpeklerinde saldırganlığı arttırabileceği göz önünde bulundurulmalı, riski faktörüne göre kastrasyon önerilmeli, gerekirse bu deneysel sonuçlar göz önüne alınıp, üretken olan dişilerin strelizasyonu sağlanması yoluyla halk sağlığı ve başıboş köpeklerin üremesi kontrol altına alınmaldır.

Ayrıca genel sağlık açısından tümöral oluşumlar ve testosteron fazlalığına bağlı hormonel bozukluklara yol açması durumda testislerin de tedavi amaçlı uzaklaştırılabileceği bilinmelidir. Fakat veteriner hekim olarak önerim, kansere neden olan diğer etkenler dikkate alındığında testislerin varlığı ve testosteron tümöral risk açısından stres, kötü hava koşulları, serbest radikaller, kimyasallar, kötü beslenme gibi faktörler göz önüne alındığında önemli derece tümöral etkisi diğer faktörlerden yok denecek kadar azdır.

Gökhan DURUKAN, Veteriner Hekim, MScDog-Dog_Guide-A_Golden_Retriever_wearing_an_Elizabethan_Collar

Kedilerde İndoorosis: Ev Yaşamına Bağlı Hastalıklar

 

Kediler 14 bin yıl önce insanlarla yaşama adapte olmak için evcilleştirilmeye başlamışlar. Çoğu bilim insanı tarafından bu evcilleştirme ve evrim hala devam etmektedir.

Çoğu kedi doğal ortamlarında gün içerisinde av yapar, beslenir, dinlenir, uyur, uyanır ve tekrar döngüye başlar.

Evde yaşayan kediler, av yapmadıkları için beslenir, dinlenir, uyur, uyanır, daha az hareket ederler, daha az hareket ettikleri için ve fakat yine de evrimsel olarak beslenme konusunda av yapmıyorum ama yine de besleneceğim gıdalar var neden beslenmeyim diyip gıda alamayacakları duruma tüm canlılardaki yağ depolayarak hazırlandıkları için kilo artışına neden olmaktadır. Bunun çaresi gıdasını kısmak olmamakta, gıdası kısılan kediler stres nedeniyle miyavlama, gerginlik yaşadıkları için aileyi rahatsız edebilmektedir. Ayrıca kedilere öğün şeklinde mama verildiğinde doğal beslenme sayıları azalabileceği için bu da farklı metabolik değişikliklerde yağ depolanması arttırmaktadır. Uzun süre açlık kan glikoz düşüklüğü nedeniyle canlıda yağ depolanmasını arttırır ve kilo artışına sebep olur.

Bu nedenle kediler günde 5-13 arası öğün yaparak doğal yaşamda az yağlı çok daha kaslı bir yapıya bedene sahiptir. Kilo problemini çözmek için kediler öğün kısıtlaması yapılmamalıdır.

Bunun için kedilerimize gıdalarını etkinlikli beslenme oyuncakları ile sunmalıyız. Bunun için Kong Cat Wobbler çok ideal, kedimizin günlük gıda ihtiyacını bu oyuncağın içine doldurarak tüm gün av güdüsünü tatmin edip hahareket ederek beslenmesine hem yavaş yemesine yardımcı olmaktadır.

Bunun haricinde ev içinde çevre zenginleştirilmesi çok önemlidir. Bir kedi için evde olması gereken malzemeler, kedi tuvaleti, su kapları, beslenme kapları – oyuncakları, etkileşimli oyuncaklar, tırmalama tahtası, kedi ağaçları ve kedi için özel alanlar mutlaka bulundurulmalıdır.

Ev kedilerinde hareket azlığı, tuvalet, su, mama kaplarının uygunsuz yerleşimi ile bağlantılı, kilo problemleri ve beslenme davranış bozuklukları, alt idrar yolu hastalıkları, böbrek hastalıkları, karaciğer hastalıkları, saldırganlıklar, tuvalet bozuklukları, ev üyelerine ya da diğer kedi/köpeklere karşı saldırganlık, aşırı vokalizasyon gibi, ev ortamında hem kediyi rahatsız eden hem de aileyi rahatsız eden durumlar ortaya çıkmaktadır.

Veteriner Hekim Gökhan DURUKAN

 

Köpek ve Kediler için Ölümcül Olabilecek Gıdalar

Bizlerin rahatlıkla yediği bazı gıdaları köpek ya da kediler yediğinde ölümcül organ yetmezliklerine, beyin hasarlarına neden olabileceğini bilmemiz gerekir.

Çok detaylı mekanizmalarla köpek ve kedilerde zehirlenmelere neden olabileceği için bu gıdaları köpek ve kedilerin ulaşmasına imkan verilememeli ve bu gıdaları yediğini düşündüğünüz hayvanlar için lütfen hemen veteriner hekiminizle iletişime geçiniz.

Bu gıdalar nelerdir?

  1. Xylitol içeren gıdalar, özellikle şekersiz ve tatlandırıcılı ürünlerde bulunur. Örneğin sakızlar ve şekerler.
  2. Çikolata/  Kakao 

    Her türlü çikolata aynı miktarda zehirli olmasa da, tüm çikolata ürünlerinden uzak tutmanızda fayda var.

  3. Her türlü çikolata aynı miktarda zehirli olmasa da, tüm çikolata ürünlerinden uzak tutmanızda fayda var.
  4. Kuru Soğan
  5. Taze Soğan
  6. Şerbetçi otu
  7. Sarımsak
  8. Pırasa
  9. Üzüm ve kuru üzüm
  10. Yağlı ve kızartılmış ürünler
  11. Makademya fındığı, ülkemizde çok yaygın olmasa da bilinmesi gerekir.
  12. Avokado
  13. Alkol ve alkollü ürünler
  14. Kahve ve Çay

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Kaynak: C. Cortinovis and F. Caloni,  Household Food Items Toxic to Dogs and Cats, Front Vet Sci. 2016; 3: 26.

 

Köpeklerle etkileşimli doğru oyun nasıl oynanır?

Doğru oyun, sakin durarak başlayıp, heyecanlı oyuna geçilip ve sakince bitirildiği zaman gelişimsel ve etkilidir. Genç köpeklerde oyun aralarında gıda kullanmak hareketle birlikte harcanan kan glukoz düzetini dengeleyerek kontrollü davranmasına ve köpeğin sakinleşmesine yardımcı olur. Oyunlard, başlangıç, bitiş ve aralardaki komutlar köpeğe rehberlik yaparak doğru davranışları sergilemesine yardımcı olur. Ve unutulmamalıdır ki oyunun çoğunluğunu köpek kazanmalı, yapılan çalışmalar oyun kazanan köpeklerin, daha özgüvenli, oyuna istekli ve öğrenmeye daha fazla motive olduğunu göstermektedir.

Akıllı bıdık Carlos’la çektiğimiz örnek videomuzu izlemek için: Doğru oyun nasıl oynanır

Köpeklerde Kısırlaştırma ve Davranış Bozuklukları

Erkek köpeklerde cinsiyet hormonların büyük bir kısmını üreten testislerin operatif yöntemlerle uzaklaştırılması işlemine ‘’orşiektomi’’, dişi köpeklerde üremenin kontrolü şu an popüler olarak yapılan gebelik ve doğum faaliyetlerini sürdüren, ovum, ovaryum, uterus organlarının uzaklaştırılması işlemine ‘’total ovario histerektomi’’ operasyonu denmektedir.

Özellikle erkek köpeklerde, erken dönemde(12 ay öncesi) aşırı hareketlilik, havlama, hırlama, saldırganlık, insanın ya da köpeğin üzerine atlayarak pelvik hareketler yapılması gibi davranışlar ampirik olarak testosteron hormonuna bağlanmaktadır.

Fakat yakın dönem yapılan çalışmalar köpeklerde hareketlilik, havlama, eşya parçalama, saldırganlık, hırlama, pelvik kenetleme davranışlarındaki artış, sıklık ve rahatsız edici düzeyde olmasının nedeni stres, anksiyete ve korku sorunlarıdır.

Stres, anksiyete ve korku sorunlarında, yukarıda bahsedilen davranışlar ve bunlara ek olarak gözüken davranışlar görülmektedir. Özellikle androjen hormonlarının eksikliğinde ya da yetersizliğinde canlılarda özgüven, stres yönetimi, korkunun kontrolü gibi köpeği daha sakin ve kontrollü bir davranış hareketi yapmaya yardımcı olacak özelliklerinde de azalma olması, özellikle bahsedilen orşidektomi ve total ovariohisterektomi operasyonlarının stres bozukluğu, anksiyete bozukluğu ya da korku ilişkili saldırganlıklarda saldırı oranını %30 oranında arttırdığı, strese bağlı pelvik kenetlenme hareketlerini azaltmadığı, anksiyete bozukluklarında görülen havlama ve hırlamayı azaltmadığı ve hatta arttırdığı bildirilmektedir.

Bahsi geçen operasyonların, erkek köpekler arasındaki cinsel yarışmadan(dişiye ulaşma ve çiftleşme) kaynaklı potansiyel kavga davranışlarını oluşmasını engelleyebileceği düşünülmektedir, fakat burada da kaynağa ulaşma konusunda stres ve kaygı kontrolü yapamayan bireylerin kavgaya-saldırı davranışlarına yatkınlığı düşünülürse, erkek köpekler arasındaki kavgayı başlamadan bitirmiş olsa da diğer stres ve kaygı sorunlarında köpeğin saldırgan-kavgacı tavırlarında yukarıda bahsedilen nedenlerle artma sağlaması olasıdır.

Ayrıca aşırı hareketlilik, enerji atamamak, yürüyüş yapmamak gibi nedenler köpeklerde saldırganlığa ya da davranış bozukluklarına sebep olmamaktadır. Cinsel yönelimin tatmin edilmemesi de saldırgan davranışlara, havlamaya, hırlamaya neden olmamaktadır.

Dişi köpeklerde de yukarıda bahsedilen tüm davranışlar görülmektedir, özellikle kısır olup olmamasına bakılmaksızın ya da juvenil(ergenlik) dönemine girmemiş dişilerde de strese bağlı olarak pelvik kenetlenme hareketleri, saldırganlık, havlama, hırlama, aşırı hareketlilik görülmektedir.

Dişilerde de TOVH operasyonları bahsedilen tüm olumsuz etkilere sahiptir.

Bahsedilen nedenler göz önüne alındığında, özellikle sokak köpeklerinin üremenin kontrolü için bahsedilen operasyonlar ülkemizde yapılması akılcıdır, fakat saldırganlığı arttırabileceği ya da azaltmayacağı mutlaka göz önüne alınmalıdır; ev köpeklerinde üremenin kontrolünün sağlanmasının başka yolları da olması nedeniyle bahsi geçen operasyonlar bireyin psikolojik durumu göz önüne alınarak karar verilmeli, anksiyete, korku, stres problemi olma ihtimali olan köpekler doğru bir psikolojik muayeneden geçirilmeden geri dönüşü imkansız bir operasyona bilinçsizce maruz bırakılmamalıdır.

Veteriner Hekim

Gökhan DURUKAN

 

 

Kaynaklar:

-Assessment of serotonin in serum, plasma, and platelets of aggressive dogs, Journal of Veterinary Behavior (2012) 7, 348-352

 

– Analysis of 1040 cases of canine aggression in a referral practice in Spain, Journal of Veterinary Behavior (2007) 2, 158-165

 

– Canine aggression toward family members in Spain: Clinical presentations and related factors, Journal of Veterinary Behavior 12 (2016) 36e41

 

– Effects of surgical and chemical sterilization on the behavior offree-roaming male dogs in Puerto Natales, Chile, Preventive Veterinary Medicine 123 (2016) 106–120

 

– Risk factors associated with stranger-directed aggression in domestic dogs, Applied Animal Behaviour Science 197 (2017) 45–54

Kedileriniz İçin Evde Yapabileceğiniz Beslenme Oyuncakları

Kedilerimizin evde av peşinde koşarak beslenmeleri hem kendi başlarına aktivite yapmalarına imkan sağlar, hem de fiziksel ve zihinsel olarak gelişimlerine katkı sağlamaktadır.

Doğal ortamlarında kediler, günde 5-13 defa av etkinliği yaparak uyanık kaldıkları zamanın %60-80’ini av peşinde geçirir, kedilerin gün içindeki döngüsü, avlan, beslen, kendini yalama(grooming), dinlen şeklindedir. Kediler av yaparken vakit geçiriyor, kendi özgüvenleri artıyor, yoruluyor, kan akışları değişiyor, kas ve eklem hareketliliği artıyor, bu da daha sağlıklı bir fizyoloji ve psikolojiye yardımcı oluyor.

Bu nedenlerle evdeki kedilerimize kendi imkanlarımızla avlanma smilasyonları sağlayarak onların bu sağlıklı döngüyü devam ettirmelerine yardımcı olmalıyız.

Avlanma/beslenme smilasyonları evdeki zenginliği arttırarak davranış bozukluklarını önleyecek, var olan davranış sorunlarının çözümüne katkı sağlayacaktır.

Neler yapabilir?

Tic Tac Toe Oyunu:

Bu beslenme oyunu yaptığımızda, kedimiz mama dolu kaplara ulaşmak için, üstündeki kartonları kaldırarak boş ile dolu kapları burnunu ve patilerini kullanarak ulaşmak için vakit harcayacak, hem ince motor hareketlerini kullanma konusunda becerisini geliştirerek, hem zihinsel hem de fiziksel olarak meşgul olacaktır.

Ayrıca hızlı yemek yiyen kedilerin yeme hızını yavaşlatacak, endişe nedeniyle aşırı yeme davranışlarında düşünceyi sorun çözmeye yönelteceği için stresli beslenme davranışını değiştirme konusunda yardımcı olarak obezite sorunlarının çözümünde kullanılmaktadır.

Bu oyuncağı yapmak için ihtiyacımız olan materyaller nelerdir?

  1. Muffin Kek Kalıbı
  2. Karton
  3. Makas
  4. Kuru ve/veya yaş mama

 

Muffin kalıbının boşlukları kadar elimizdeki makası kullanarak kartonumuzdan kareler keserek, muffin kalıplarının üzerine gıdaları saklamak için kapaklar yapıyoruz. Muffin kalıbımızda 12 adet boşluk varsa 12 adet kartonumuz olmalı.

Muffin kalıbının boşluklarından bazılarına kaşık yardımıyla ufak porsiyonlar halinde yaş yada  kuru mamalarımızı koyuyoruz.

Son aşamada tüm boşlukların üzerine kartondan kestiğimiz kapakları yerleştirip, kedimizin ulaşabileceği bir noktaya bırakarak, hem kedimize ekstra bir beslenme noktası yaratıyoruz hem de ona güzel bir oyuncak sunmuş oluyoruz.

2.Ödül Şişesi:

Özellikle yemek peşinde koşan obez kedileri hareketlendirmek için kullanılan bu pet şişe oyuncakları, normal kilodaki sağlıklı kedilerin de hareket ederek beslenerek kilolarını korunmalarına, kalori yakmalarına ve fiziksel aktivite yapmalarına imkan sağlayacaktır. Özellikle kısırlaştırma sonrası ortaya çıkan kilo sorunlarının başlamadan dengelenmesi için ideal bir oyuncaktır.

İhtiyacımız olan materyaller:

1.Pet şişe

2.Maket bıçağı

3.Kuru mama ya da kuru ödül maması

Bir pet şişenin, içindeki suyun tamamını boşaltıp, etrafındaki ambalajlarını sökerek, içindeki ıslaklığın kurumasını ters çevirerek bekleyin.

Şişe kuruduktan sonra, şişeye maket bıçağı yardımıyla kullanacağınız kuru mama ya da kuru ödül mamalarının düşebileceği büyüklüklerde, farklı noktalarda 3-4 adet delik açın, ödül düşmesinin çok az ya da fazla olmayacağı, fakat her harekette ödül düşebileceği şekilde olmasını sağlayın, ilk oyunlarda mutlaka şişeden gıda düşmesi kedimizin hayal kırıklığı yaşamadan vakit geçirmesine imkan sağlayacaktır, içinden hiç ödül düşmeyen bir şişe kedimizi üzer…

Pet şişeye her beslenme zamanı günlük beslenmesinin bir miktarını karşılayacak kadar gıda koymanız gerekir.

Veteriner Hekim&Veteriner Davranış Danışmanı

Gökhan DURUKAN

 

Eğitimli Köpek mutlu köpek midir?

            Bir köpeğin eğitim düzeyi ile mutluluğu arasında maalesef ki hiçbir olumlu bağlantı yoktur. Aksine eğitim ya da davranış konusundaki kulaktan dolma, gerçekten köpek etolojisi(köpek davranış bilimi), köpek psikolojisi ve psikiyatrisi hakkındaki tarihin çöplüğüne karışmış yanlış, gerçeklikten uzak bilgilerle donatılmış kendisini uzman sayan köpek eğitmenleri, köpek dövücüleri(köpeklere fiziksel ceza verdikleri için bu şekilde hitap edeceğim), köpek uzmanları(kendileri böyle diyor), köpek davranış uzmanları(ülkemizde böyle bir akademik ya da mesleki uzmanlık henüz yok), köpek psikologları(tüm dünyada psikologluk türlere özgü olmadığı gibi ülkemizde de böyle bir meslek yok) tarafından bu kişilerin uygulamalarına ve dayatmalarına maruz kalan köpeklerin vaaay halineee!

 

Bu yazım biraz sert olacak, baştan söylemekte yarar varJ

 

Köpek konusunda doğru bilgiye sahip olmadan, ailelerin bilgi eksikliğini, zor durumda olmalarını, acele karar vermek zorunda kalmalarını, arama motorlarından çıkan sonuçların da bu bilgi kirliliğini desteklemesiyle; aileler ve köpekler bu yanlışlığın tam ortasına düşüyor.

 

Aile köpeğini eğittirdiğini, sorun olan davranışlarını çözdüğünü, köpeğin muma döndüğünü sanırken, sorunlar gün geçtikçe soğuk sunulan intikam gibi gün yüzüne çıkıp işin içinden daha da çıkılamaz, daha güçlü, daha şiddetli olarak önlerine seriliyor.

 

Peki neden bu durum böyle?

 

Çünkü, köpeği eğitirken sizin görmediğiniz psikolojik ya da fiziksel şiddet uygulanıyor. Komut alan köpeğin, komut ile davranış arasındaki ‘’o an’’da beden dilini çözümlediğiniz an, köpeğin stresini, korkusunu görebiliyorsunuz. Köpek ya düşünmeden komutu yapıyor ya da yaptıktan sonra doğru mu yanlış mı yaptığı konusunda komut verenin gözlerine itaatkar bir bakış atıyor.

 

Peki köpekleriniz neden düşünmüyor? Siz her istediğinizi yapan duygusuz bir robot mu istiyorsunuz yoksa sizinle yaşayan mutlu bir köpek mi?

 

Köpek, eğitimde başarısızlıklarının sonucu olarak ceza gördüğünde ya da yanlış bir terim olarak kullanılan ‘’correction-düzeltme’’ aldığında, köpek düzeltiliyor mu yoksa bozuluyor mu? Verilen her ceza köpekte strese neden olurken, köpeğin güven seviyesini indirmekte ve bu cezayı veren kişiye karşı da güvensizlik hissi oluşturmaktadır.

 

Hızlı yürüyen köpeğini boynundan caaart diye çeken amca, köpeği masaya çıktı diye ona bağıran teyze, halıya idrarını yaptığı için ona haaayııır diye haykıran ev hanımı, köpeği önünden yürüdüğü için ona şiiiiiit diye bağıran genç arkadaş, köpeğin mamasını koyduktan sonra dakikalarda bekleten ağbii, köpeğinden önce yemek yiyen köpeğini saatlerce aç bırakıp şekerini düşüren beyaz yakalı, köpeğinizin sizinle hiyerarşik bir yarışı falan yok lütfen sakin olun ve şu Cesar’ı izlemeye ara verin.

Köpeğinizle doğru bir iletişim kurmak istiyorsanız, onunla yarışmaktan vazgeçin çünkü o bu yarışa dahil olmak istemiyor, onu bu yarışa zorlamak onda stres yaratıyor, köpeğinizle doğru iletişim kurmak için saçma komutlar ve gösteriler yerine, köpeğinizle nasıl oyun oynanır, köpeğinizin zihnini nasıl geliştirebilirsiniz, köpeğinizin gelişimine nasıl katkı sağlarsınız, köpeğinizin mutluluğu için neler yapmalısınız bunları düşünmelisiniz. Artık Lorenz öldü, Cesar’ın da sürekli ölüm haberleri geliyor. Bunlar bilimsel ölüşlerJ

 

Köpeğinize sürekli yanlış yaptığını göstermek yerine ona alternatif yollar sunun!

 

Köpeğinize sürekli hayır, gitme, yeme, içme, hoplama, zıplama, çiş yapma, çıkma, havlama vs gibi olumsuz komutlar vermekten vazgeçin…Bunları yaptığı için onun karşısında ona patronu gibi bağırıp, sinirli insan beden dili ile iletişime geçmeyin, başta da söylediğim gibi bu onda güvensizlik ve strese neden olur. Doğruyu bulmak için yanlışı değil doğruyu gözünü sokun!!!

 

Eğitim vericem derken ona stres hediye etmeyin. Bunun için de yapmanız gereken ona patronluk değil dostluktur, dostlukta bağırıp, çağırmak yoktur, yanlış yapanın elinden tutulur doğrusu gösterilir ve bu yapılırken dostunuzun mutlu olması için ona kendini iyi hissettirmelisiniz.

 

İnsanlığın en eski dostunuzu birkaç kendini bilmez için üzmeyin.