Vet Terapist’e Hoşgeldiniz

IMG_4186Sayfamızın amacı siz değerli hasta sahiplerimizin/hasta sahibi adaylarımızın, evinizi-bahçenizi uzun yıllar, paylaşacağı dostlarımızın davranış özelliklerini tanımanıza, davranış bozuklukları var ise bunların düzeltilmesine, evinizi bahçenizi onlar için uygun bir ortam haline hazırlamanıza, hem dostlarımızın hem de sizlerin daha mutlu ve refah içinde hayatlarınızı sürdürmeniz için danışmanlık, özel eğitim programları, psikolojik destek ve davranış terapisi hizmeti vermektir.

Veteriner Hekim Gökhan DURUKAN

Kedilerde İndoorosis: Ev Yaşamına Bağlı Hastalıklar

 

Kediler 14 bin yıl önce insanlarla yaşama adapte olmak için evcilleştirilmeye başlamışlar. Çoğu bilim insanı tarafından bu evcilleştirme ve evrim hala devam etmektedir.

Çoğu kedi doğal ortamlarında gün içerisinde av yapar, beslenir, dinlenir, uyur, uyanır ve tekrar döngüye başlar.

Evde yaşayan kediler, av yapmadıkları için beslenir, dinlenir, uyur, uyanır, daha az hareket ederler, daha az hareket ettikleri için ve fakat yine de evrimsel olarak beslenme konusunda av yapmıyorum ama yine de besleneceğim gıdalar var neden beslenmeyim diyip gıda alamayacakları duruma tüm canlılardaki yağ depolayarak hazırlandıkları için kilo artışına neden olmaktadır. Bunun çaresi gıdasını kısmak olmamakta, gıdası kısılan kediler stres nedeniyle miyavlama, gerginlik yaşadıkları için aileyi rahatsız edebilmektedir. Ayrıca kedilere öğün şeklinde mama verildiğinde doğal beslenme sayıları azalabileceği için bu da farklı metabolik değişikliklerde yağ depolanması arttırmaktadır. Uzun süre açlık kan glikoz düşüklüğü nedeniyle canlıda yağ depolanmasını arttırır ve kilo artışına sebep olur.

Bu nedenle kediler günde 5-13 arası öğün yaparak doğal yaşamda az yağlı çok daha kaslı bir yapıya bedene sahiptir. Kilo problemini çözmek için kediler öğün kısıtlaması yapılmamalıdır.

Bunun için kedilerimize gıdalarını etkinlikli beslenme oyuncakları ile sunmalıyız. Bunun için Kong Cat Wobbler çok ideal, kedimizin günlük gıda ihtiyacını bu oyuncağın içine doldurarak tüm gün av güdüsünü tatmin edip hahareket ederek beslenmesine hem yavaş yemesine yardımcı olmaktadır.

Bunun haricinde ev içinde çevre zenginleştirilmesi çok önemlidir. Bir kedi için evde olması gereken malzemeler, kedi tuvaleti, su kapları, beslenme kapları – oyuncakları, etkileşimli oyuncaklar, tırmalama tahtası, kedi ağaçları ve kedi için özel alanlar mutlaka bulundurulmalıdır.

Ev kedilerinde hareket azlığı, tuvalet, su, mama kaplarının uygunsuz yerleşimi ile bağlantılı, kilo problemleri ve beslenme davranış bozuklukları, alt idrar yolu hastalıkları, böbrek hastalıkları, karaciğer hastalıkları, saldırganlıklar, tuvalet bozuklukları, ev üyelerine ya da diğer kedi/köpeklere karşı saldırganlık, aşırı vokalizasyon gibi, ev ortamında hem kediyi rahatsız eden hem de aileyi rahatsız eden durumlar ortaya çıkmaktadır.

Veteriner Hekim Gökhan DURUKAN

 

Köpek ve Kediler için Ölümcül Olabilecek Gıdalar

Bizlerin rahatlıkla yediği bazı gıdaları köpek ya da kediler yediğinde ölümcül organ yetmezliklerine, beyin hasarlarına neden olabileceğini bilmemiz gerekir.

Çok detaylı mekanizmalarla köpek ve kedilerde zehirlenmelere neden olabileceği için bu gıdaları köpek ve kedilerin ulaşmasına imkan verilememeli ve bu gıdaları yediğini düşündüğünüz hayvanlar için lütfen hemen veteriner hekiminizle iletişime geçiniz.

Bu gıdalar nelerdir?

  1. Xylitol içeren gıdalar, özellikle şekersiz ve tatlandırıcılı ürünlerde bulunur. Örneğin sakızlar ve şekerler.
  2. Çikolata/  Kakao 

    Her türlü çikolata aynı miktarda zehirli olmasa da, tüm çikolata ürünlerinden uzak tutmanızda fayda var.

  3. Her türlü çikolata aynı miktarda zehirli olmasa da, tüm çikolata ürünlerinden uzak tutmanızda fayda var.
  4. Kuru Soğan
  5. Taze Soğan
  6. Şerbetçi otu
  7. Sarımsak
  8. Pırasa
  9. Üzüm ve kuru üzüm
  10. Yağlı ve kızartılmış ürünler
  11. Makademya fındığı, ülkemizde çok yaygın olmasa da bilinmesi gerekir.
  12. Avokado
  13. Alkol ve alkollü ürünler
  14. Kahve ve Çay

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Kaynak: C. Cortinovis and F. Caloni,  Household Food Items Toxic to Dogs and Cats, Front Vet Sci. 2016; 3: 26.

 

Köpeklerle etkileşimli doğru oyun nasıl oynanır?

Doğru oyun, sakin durarak başlayıp, heyecanlı oyuna geçilip ve sakince bitirildiği zaman gelişimsel ve etkilidir. Genç köpeklerde oyun aralarında gıda kullanmak hareketle birlikte harcanan kan glukoz düzetini dengeleyerek kontrollü davranmasına ve köpeğin sakinleşmesine yardımcı olur. Oyunlard, başlangıç, bitiş ve aralardaki komutlar köpeğe rehberlik yaparak doğru davranışları sergilemesine yardımcı olur. Ve unutulmamalıdır ki oyunun çoğunluğunu köpek kazanmalı, yapılan çalışmalar oyun kazanan köpeklerin, daha özgüvenli, oyuna istekli ve öğrenmeye daha fazla motive olduğunu göstermektedir.

Akıllı bıdık Carlos’la çektiğimiz örnek videomuzu izlemek için: Doğru oyun nasıl oynanır

Köpeklerde Kısırlaştırma ve Davranış Bozuklukları

Erkek köpeklerde cinsiyet hormonların büyük bir kısmını üreten testislerin operatif yöntemlerle uzaklaştırılması işlemine ‘’orşiektomi’’, dişi köpeklerde üremenin kontrolü şu an popüler olarak yapılan gebelik ve doğum faaliyetlerini sürdüren, ovum, ovaryum, uterus organlarının uzaklaştırılması işlemine ‘’total ovario histerektomi’’ operasyonu denmektedir.

Özellikle erkek köpeklerde, erken dönemde(12 ay öncesi) aşırı hareketlilik, havlama, hırlama, saldırganlık, insanın ya da köpeğin üzerine atlayarak pelvik hareketler yapılması gibi davranışlar ampirik olarak testosteron hormonuna bağlanmaktadır.

Fakat yakın dönem yapılan çalışmalar köpeklerde hareketlilik, havlama, eşya parçalama, saldırganlık, hırlama, pelvik kenetleme davranışlarındaki artış, sıklık ve rahatsız edici düzeyde olmasının nedeni stres, anksiyete ve korku sorunlarıdır.

Stres, anksiyete ve korku sorunlarında, yukarıda bahsedilen davranışlar ve bunlara ek olarak gözüken davranışlar görülmektedir. Özellikle androjen hormonlarının eksikliğinde ya da yetersizliğinde canlılarda özgüven, stres yönetimi, korkunun kontrolü gibi köpeği daha sakin ve kontrollü bir davranış hareketi yapmaya yardımcı olacak özelliklerinde de azalma olması, özellikle bahsedilen orşidektomi ve total ovariohisterektomi operasyonlarının stres bozukluğu, anksiyete bozukluğu ya da korku ilişkili saldırganlıklarda saldırı oranını %30 oranında arttırdığı, strese bağlı pelvik kenetlenme hareketlerini azaltmadığı, anksiyete bozukluklarında görülen havlama ve hırlamayı azaltmadığı ve hatta arttırdığı bildirilmektedir.

Bahsi geçen operasyonların, erkek köpekler arasındaki cinsel yarışmadan(dişiye ulaşma ve çiftleşme) kaynaklı potansiyel kavga davranışlarını oluşmasını engelleyebileceği düşünülmektedir, fakat burada da kaynağa ulaşma konusunda stres ve kaygı kontrolü yapamayan bireylerin kavgaya-saldırı davranışlarına yatkınlığı düşünülürse, erkek köpekler arasındaki kavgayı başlamadan bitirmiş olsa da diğer stres ve kaygı sorunlarında köpeğin saldırgan-kavgacı tavırlarında yukarıda bahsedilen nedenlerle artma sağlaması olasıdır.

Ayrıca aşırı hareketlilik, enerji atamamak, yürüyüş yapmamak gibi nedenler köpeklerde saldırganlığa ya da davranış bozukluklarına sebep olmamaktadır. Cinsel yönelimin tatmin edilmemesi de saldırgan davranışlara, havlamaya, hırlamaya neden olmamaktadır.

Dişi köpeklerde de yukarıda bahsedilen tüm davranışlar görülmektedir, özellikle kısır olup olmamasına bakılmaksızın ya da juvenil(ergenlik) dönemine girmemiş dişilerde de strese bağlı olarak pelvik kenetlenme hareketleri, saldırganlık, havlama, hırlama, aşırı hareketlilik görülmektedir.

Dişilerde de TOVH operasyonları bahsedilen tüm olumsuz etkilere sahiptir.

Bahsedilen nedenler göz önüne alındığında, özellikle sokak köpeklerinin üremenin kontrolü için bahsedilen operasyonlar ülkemizde yapılması akılcıdır, fakat saldırganlığı arttırabileceği ya da azaltmayacağı mutlaka göz önüne alınmalıdır; ev köpeklerinde üremenin kontrolünün sağlanmasının başka yolları da olması nedeniyle bahsi geçen operasyonlar bireyin psikolojik durumu göz önüne alınarak karar verilmeli, anksiyete, korku, stres problemi olma ihtimali olan köpekler doğru bir psikolojik muayeneden geçirilmeden geri dönüşü imkansız bir operasyona bilinçsizce maruz bırakılmamalıdır.

Veteriner Hekim

Gökhan DURUKAN

 

 

Kaynaklar:

-Assessment of serotonin in serum, plasma, and platelets of aggressive dogs, Journal of Veterinary Behavior (2012) 7, 348-352

 

– Analysis of 1040 cases of canine aggression in a referral practice in Spain, Journal of Veterinary Behavior (2007) 2, 158-165

 

– Canine aggression toward family members in Spain: Clinical presentations and related factors, Journal of Veterinary Behavior 12 (2016) 36e41

 

– Effects of surgical and chemical sterilization on the behavior offree-roaming male dogs in Puerto Natales, Chile, Preventive Veterinary Medicine 123 (2016) 106–120

 

– Risk factors associated with stranger-directed aggression in domestic dogs, Applied Animal Behaviour Science 197 (2017) 45–54

Kedileriniz İçin Evde Yapabileceğiniz Beslenme Oyuncakları

Kedilerimizin evde av peşinde koşarak beslenmeleri hem kendi başlarına aktivite yapmalarına imkan sağlar, hem de fiziksel ve zihinsel olarak gelişimlerine katkı sağlamaktadır.

Doğal ortamlarında kediler, günde 5-13 defa av etkinliği yaparak uyanık kaldıkları zamanın %60-80’ini av peşinde geçirir, kedilerin gün içindeki döngüsü, avlan, beslen, kendini yalama(grooming), dinlen şeklindedir. Kediler av yaparken vakit geçiriyor, kendi özgüvenleri artıyor, yoruluyor, kan akışları değişiyor, kas ve eklem hareketliliği artıyor, bu da daha sağlıklı bir fizyoloji ve psikolojiye yardımcı oluyor.

Bu nedenlerle evdeki kedilerimize kendi imkanlarımızla avlanma smilasyonları sağlayarak onların bu sağlıklı döngüyü devam ettirmelerine yardımcı olmalıyız.

Avlanma/beslenme smilasyonları evdeki zenginliği arttırarak davranış bozukluklarını önleyecek, var olan davranış sorunlarının çözümüne katkı sağlayacaktır.

Neler yapabilir?

Tic Tac Toe Oyunu:

Bu beslenme oyunu yaptığımızda, kedimiz mama dolu kaplara ulaşmak için, üstündeki kartonları kaldırarak boş ile dolu kapları burnunu ve patilerini kullanarak ulaşmak için vakit harcayacak, hem ince motor hareketlerini kullanma konusunda becerisini geliştirerek, hem zihinsel hem de fiziksel olarak meşgul olacaktır.

Ayrıca hızlı yemek yiyen kedilerin yeme hızını yavaşlatacak, endişe nedeniyle aşırı yeme davranışlarında düşünceyi sorun çözmeye yönelteceği için stresli beslenme davranışını değiştirme konusunda yardımcı olarak obezite sorunlarının çözümünde kullanılmaktadır.

Bu oyuncağı yapmak için ihtiyacımız olan materyaller nelerdir?

  1. Muffin Kek Kalıbı
  2. Karton
  3. Makas
  4. Kuru ve/veya yaş mama

 

Muffin kalıbının boşlukları kadar elimizdeki makası kullanarak kartonumuzdan kareler keserek, muffin kalıplarının üzerine gıdaları saklamak için kapaklar yapıyoruz. Muffin kalıbımızda 12 adet boşluk varsa 12 adet kartonumuz olmalı.

Muffin kalıbının boşluklarından bazılarına kaşık yardımıyla ufak porsiyonlar halinde yaş yada  kuru mamalarımızı koyuyoruz.

Son aşamada tüm boşlukların üzerine kartondan kestiğimiz kapakları yerleştirip, kedimizin ulaşabileceği bir noktaya bırakarak, hem kedimize ekstra bir beslenme noktası yaratıyoruz hem de ona güzel bir oyuncak sunmuş oluyoruz.

2.Ödül Şişesi:

Özellikle yemek peşinde koşan obez kedileri hareketlendirmek için kullanılan bu pet şişe oyuncakları, normal kilodaki sağlıklı kedilerin de hareket ederek beslenerek kilolarını korunmalarına, kalori yakmalarına ve fiziksel aktivite yapmalarına imkan sağlayacaktır. Özellikle kısırlaştırma sonrası ortaya çıkan kilo sorunlarının başlamadan dengelenmesi için ideal bir oyuncaktır.

İhtiyacımız olan materyaller:

1.Pet şişe

2.Maket bıçağı

3.Kuru mama ya da kuru ödül maması

Bir pet şişenin, içindeki suyun tamamını boşaltıp, etrafındaki ambalajlarını sökerek, içindeki ıslaklığın kurumasını ters çevirerek bekleyin.

Şişe kuruduktan sonra, şişeye maket bıçağı yardımıyla kullanacağınız kuru mama ya da kuru ödül mamalarının düşebileceği büyüklüklerde, farklı noktalarda 3-4 adet delik açın, ödül düşmesinin çok az ya da fazla olmayacağı, fakat her harekette ödül düşebileceği şekilde olmasını sağlayın, ilk oyunlarda mutlaka şişeden gıda düşmesi kedimizin hayal kırıklığı yaşamadan vakit geçirmesine imkan sağlayacaktır, içinden hiç ödül düşmeyen bir şişe kedimizi üzer…

Pet şişeye her beslenme zamanı günlük beslenmesinin bir miktarını karşılayacak kadar gıda koymanız gerekir.

Veteriner Hekim&Veteriner Davranış Danışmanı

Gökhan DURUKAN

 

Eğitimli Köpek mutlu köpek midir?

            Bir köpeğin eğitim düzeyi ile mutluluğu arasında maalesef ki hiçbir olumlu bağlantı yoktur. Aksine eğitim ya da davranış konusundaki kulaktan dolma, gerçekten köpek etolojisi(köpek davranış bilimi), köpek psikolojisi ve psikiyatrisi hakkındaki tarihin çöplüğüne karışmış yanlış, gerçeklikten uzak bilgilerle donatılmış kendisini uzman sayan köpek eğitmenleri, köpek dövücüleri(köpeklere fiziksel ceza verdikleri için bu şekilde hitap edeceğim), köpek uzmanları(kendileri böyle diyor), köpek davranış uzmanları(ülkemizde böyle bir akademik ya da mesleki uzmanlık henüz yok), köpek psikologları(tüm dünyada psikologluk türlere özgü olmadığı gibi ülkemizde de böyle bir meslek yok) tarafından bu kişilerin uygulamalarına ve dayatmalarına maruz kalan köpeklerin vaaay halineee!

 

Bu yazım biraz sert olacak, baştan söylemekte yarar varJ

 

Köpek konusunda doğru bilgiye sahip olmadan, ailelerin bilgi eksikliğini, zor durumda olmalarını, acele karar vermek zorunda kalmalarını, arama motorlarından çıkan sonuçların da bu bilgi kirliliğini desteklemesiyle; aileler ve köpekler bu yanlışlığın tam ortasına düşüyor.

 

Aile köpeğini eğittirdiğini, sorun olan davranışlarını çözdüğünü, köpeğin muma döndüğünü sanırken, sorunlar gün geçtikçe soğuk sunulan intikam gibi gün yüzüne çıkıp işin içinden daha da çıkılamaz, daha güçlü, daha şiddetli olarak önlerine seriliyor.

 

Peki neden bu durum böyle?

 

Çünkü, köpeği eğitirken sizin görmediğiniz psikolojik ya da fiziksel şiddet uygulanıyor. Komut alan köpeğin, komut ile davranış arasındaki ‘’o an’’da beden dilini çözümlediğiniz an, köpeğin stresini, korkusunu görebiliyorsunuz. Köpek ya düşünmeden komutu yapıyor ya da yaptıktan sonra doğru mu yanlış mı yaptığı konusunda komut verenin gözlerine itaatkar bir bakış atıyor.

 

Peki köpekleriniz neden düşünmüyor? Siz her istediğinizi yapan duygusuz bir robot mu istiyorsunuz yoksa sizinle yaşayan mutlu bir köpek mi?

 

Köpek, eğitimde başarısızlıklarının sonucu olarak ceza gördüğünde ya da yanlış bir terim olarak kullanılan ‘’correction-düzeltme’’ aldığında, köpek düzeltiliyor mu yoksa bozuluyor mu? Verilen her ceza köpekte strese neden olurken, köpeğin güven seviyesini indirmekte ve bu cezayı veren kişiye karşı da güvensizlik hissi oluşturmaktadır.

 

Hızlı yürüyen köpeğini boynundan caaart diye çeken amca, köpeği masaya çıktı diye ona bağıran teyze, halıya idrarını yaptığı için ona haaayııır diye haykıran ev hanımı, köpeği önünden yürüdüğü için ona şiiiiiit diye bağıran genç arkadaş, köpeğin mamasını koyduktan sonra dakikalarda bekleten ağbii, köpeğinden önce yemek yiyen köpeğini saatlerce aç bırakıp şekerini düşüren beyaz yakalı, köpeğinizin sizinle hiyerarşik bir yarışı falan yok lütfen sakin olun ve şu Cesar’ı izlemeye ara verin.

Köpeğinizle doğru bir iletişim kurmak istiyorsanız, onunla yarışmaktan vazgeçin çünkü o bu yarışa dahil olmak istemiyor, onu bu yarışa zorlamak onda stres yaratıyor, köpeğinizle doğru iletişim kurmak için saçma komutlar ve gösteriler yerine, köpeğinizle nasıl oyun oynanır, köpeğinizin zihnini nasıl geliştirebilirsiniz, köpeğinizin gelişimine nasıl katkı sağlarsınız, köpeğinizin mutluluğu için neler yapmalısınız bunları düşünmelisiniz. Artık Lorenz öldü, Cesar’ın da sürekli ölüm haberleri geliyor. Bunlar bilimsel ölüşlerJ

 

Köpeğinize sürekli yanlış yaptığını göstermek yerine ona alternatif yollar sunun!

 

Köpeğinize sürekli hayır, gitme, yeme, içme, hoplama, zıplama, çiş yapma, çıkma, havlama vs gibi olumsuz komutlar vermekten vazgeçin…Bunları yaptığı için onun karşısında ona patronu gibi bağırıp, sinirli insan beden dili ile iletişime geçmeyin, başta da söylediğim gibi bu onda güvensizlik ve strese neden olur. Doğruyu bulmak için yanlışı değil doğruyu gözünü sokun!!!

 

Eğitim vericem derken ona stres hediye etmeyin. Bunun için de yapmanız gereken ona patronluk değil dostluktur, dostlukta bağırıp, çağırmak yoktur, yanlış yapanın elinden tutulur doğrusu gösterilir ve bu yapılırken dostunuzun mutlu olması için ona kendini iyi hissettirmelisiniz.

 

İnsanlığın en eski dostunuzu birkaç kendini bilmez için üzmeyin.

 

 

 

 

Kedilerde Davranış Bozuklukları

Kedilerdeki fazlalıkla görülen davranış bozukluklarından ilki uygun olhqdefaultmayan ürinasyon(idrar), ikincisi ise agresyon(saldırganlık) sorunlarıdır.

Bu ikisi başvurularda üst sıralarda görünmektedir, çünkü insanı en çok etkileyen ve ailenin de keyfini kaçıran sorunlardır. Bu sorunların temelinde çoğunlukla korku ve stres etkenleri yatmakta, bu sorunların kısa vadede çözümü öncelik olarak şikayet edilen sorunu çözmeye yönelik olmasıyla birlikte, sorunun tekrarlamaması için uzun vadede altta yatan sorunlara yönelik çalışılması çok önemlidir.

Burada bu sorunlarının çözüme ulaşacağı konusunda ekstra bilgi vermenin gerek olduğunu da düşünüyorum, çünkü çoğu insan bu sorunları kanıksayarak çözümsüz olduğunu düşünmekte ve hem bu sorunların altında başka sorunlar yaşayan kedilerin hem de aynı evi paylaşan insanlar için durum fazlaca strese yaratır hale gelmektedir.

Çözüm olarak kedilerini evden uzaklaştırmayı düşünenler olabilir ama çok daha kedi-insan ilişkileri bozmadan, kedinizi sokağa atmak zorunda kalmadan da bu sorunların çözülebileceğini belirtmekte fayda var.

Kedilerinizle mutlu günler dilerim.

Veteriner Hekim & Hayvan Davranış Danışmanı

Gökhan DURUKAN

Köpekler İçin Aktiviteler

Bir çok aile köpeğinin yorulmadığı için depresyonda ve stresli olduğunu düşünür, köpeğini yormak için günde 1-2 saat köpeğiyle uzun yürüyüşler, fiziksel aktiviteler yapmak için program yaparlar.

Bir köpeğin günlük hareket rutinine uyarak onu yormak, uyutmak gibi ütopik düşünceleriniz varsa mutlaka öncelikle işi gücü bırakıp triatlon sporcusu olarak hazırlıklara başlamanızı öneririm, ya da günlük 5-10 dakikalık köpeğinizin hem zihinini hem de bedenini harekete geçirecek ve karşılıklı iletişiminizi sağlıklı bir şekilde arttıracak aktiviteler bulmanızı öneririm.

Her köpeğin ilgisini çekecek aktivite farklıdır. Çünkü köpeğin ilgisini çekecek şeyi bulmak için onunla birebir vakit geçirmek gerekir, çoğu köpek gıdaya, topa, pet şişeye, halatlara, paçavralara vs değişik materyallere karşı ilgili olabilir.

Köpeğinizle yaratacağınız aktivitede dikkat etmeniz gerekenler,

1.Öncelikle köpeğinizle oyun oynadığınızı unutmayın.

2.Oyunla birleşen eğitimler her zaman olumlu sonuç verir.

3.Köpekler dünyayı duyularıyla algılarlar, aynı anda farklı duyularını harekete geçiren oyunlarda, hem zihin kapasitesi artaracak hem de daha kalıcı öğrenme sağlayacaktır.

4.Farklı duyuların kullanılmasıyla bu duyuların etkinliği artaracaktır.

5.Her oyun belirli bir süre sonra tek düze olmaya başlar, o nedenle köpeğinizi sıkmadan, her gün için bir oyununuz olsun ve haftada 3 den fazla aynı aktiviteyi peşpeşe yaparak köpeğinizi sıkmayın.

6.Aktiviteleriniz başlangıçta 5 dakikalık olsun ileriki zamanlarda aktiviteler 15 dakikayı geçmesin ve köpeğiniz sıkılmadan aktiviteyi sonlandırın.

7.Aktivite sonrasında kısa bir gezinti yapabilirsiniz.

8.Karşılıklı etkileşimde bulunup oyun arkadaşlığı yaptığınız aktiviteler sizinle köpeğiniz arasındaki ilişki olumlu yönde düzenler.

9.Aktivitelerde köpeğinizin şımarmamasına, fazla tacizkar olmamasına özen gösterin, sizi rahatsız edecek ve sıkacak hareketlerde bulunduğu zaman aktiviteyi sakince sonlandırın.

  1. Her aktivite için belirli bir başlangıç ve sonlandırma komutunuz olsun.

 

Herkese köpekleriyle birlikte güzel anlar dilerim.

Veteriner Hekim Gökhan DURUKAN

Köpeğinizi Pansiyona Bırakırken Nelere Dikkat Etmelisiniz?

Yaz tatili ve bayram tatilleri nedeniyle, ailelerin köpeklerini güvenebilecekleri pansiyonlara bırakma ihtiyaçı oluşmaktadır.

Siz keyifli, mutlu ve kendinize zaman ayırdığınız tatile giderken köpeğiniz için nelere dikkat etmelisiniz size bundan bahsedeceğim.

1. Köpeğinizin yıllık tekrar edilen tüm aşılarını pansiyona bırakmadan en az 2 hafta önce tamamlamış olmalısınız, bu aşılar özellikle farklı köpeklerin yakın ortamlarda olduğu pansiyonlar için önemlidir. Bronchine, corona ve 5’li karma aşıları köpekler arasında yakın ve uzak temaslarla farklı yollarla saçılabildiği ve bulaşabildiği için tüm köpeğinizin bağışıklığı aşı ile sağlanmış olmaldır. Ülkemizde bu aşılara ek olarak kuduz aşısı zaten resmi bir zorunluluktur. Bunlara ek olarak köpeğinizi doğal ortam içeren bir ortama bırakacaksınız, köpeklere kenelerle bulaşan, son dönemlerde köpeklerde sıkça rastlanan ve insanlara da bulaşabilen Lyme aşısını ve iç – dış parazit uygulamalarını da yaptırmanız önemlidir.

2.Köpeğinizin pansiyonda kalacağı süre boyunca gıda değişikliğine bağlı bağırsak florasının bozulması nedeniyle oluşan ishale neden olmamak, beklenmedik deri hassasiyetleri oluşturmamak ve evden uzaktayken alışkın olmadığı bir mamaya maruz kalmaması için mutlaka pansiyona bırakırken orada tüketeceği gıdanın miktarını dikkate alarak, düzenli kullandığı mamasıyla bir pansiyona bırakmanız köpeğinizin keyfini kaçırmaması için dikkat etmeniz bir durumdur.

3.Köpeğinizin evdeyken kullandığı yatak, yastık, oyuncak, çiğneme malzemeleri, mama ve su kabı, özel eşyaları(tasma, kayış, giysi, ayakkabı) aksesuarları da köpeğinizin rahatı ve kendini iyi hissetmesi için yanınıza almalı ve bunu kabul eden bir pansiyon seçmelisiniz.

4.Köpeğinizin ayrılık anksiyetesi sorunu yaşadığı konusunda şüpheniz varsa bunu mutlaka bir veteriner hekimle görüşmeli ve tatile giderken pansiyona bırakıp bırakmama konusunu gözden geçirmenizi öneririm.

5.Kpeğinizin mizacı, diğer köpeklerle olan sosyal ilişkisi ve iletişimi, insanlarla ilişkileri, korktuğu ve ya rahatsız olduğu olaylar, durumlar ve canlılar hakkında sorumlu kişilere bilgi verirseniz, köpeğinizin nahoş süprizlerle karşılaşmasını önlemiş olursunuz.

6.Özellikle sürü düzeni şeklinde köpeklerin kaldığı pansiyonlara köpeğiniz ilk defa gidecekse ve bu sürü düzenine alışkın bir sosyal hayatı yoksa, sizin tatiliniz, köpeğiniz için bir eziyete dönüşebilir. Köpeklerin sosyal sürülere alışması için bu konuda deneyimli ve yeterli sosyallikte olması gerekmektedir. Ailesinden uzaklaşmış, yeni bir ortama girmiş ve yeni köpeklerle karşılaşmış, deneyimsiz bir köpek, oradaki köpekler bu durumdan zevk alırken, o sadece bu durumla başa çıkabilmek için strese girecek ve o anın tadını çıkaramayacaktır. Çünkü köpekler yemek yemek, oynamak, dolaşmak ve dinlenmek için sürü düzenine uymak zorundadır ve deneyimsiz bir köpek sürü içinde yemek yeme fırsatı bulamaz, dinlenmek için kendine yer açamaz, oyun oynamak için iletişime geçen köpeklerden korkup ya kendisine ya da karşısındaki köpeğe zarar verebilir. Bu nedenle grup şeklinde kalınan pansiyon ve eğitim merkezleri, alışkın olmayan köpekler için tercih edilmemesi gereken bir seçenektir.

7. Pansiyon seçiminizde bir diğer dikkat etmeniz gereken husus, köpeklere yaklaşımın her zaman olumlu ve sakin bir ekip tarafından yapılıyor olmasıdır. Çoğu köpek ailesinden ayrıldığı zamanlarda ayrılık stres bozukluğu yaşayabilmektedir, bu durumda eşya parçalama, tuvalet düzenin bozulması, havlama gibi aşırı stres davranışları sergileyecektir, bu durumdaki bir köpeğin baskı altına alınması bu durumu daha da vahim bir hale getirecektir, Böyle durumlarda deneyimli ve profesyonel ekipler köpeğin stresi nasıl kontrol edebileceğini bilmesi, köpeğiniz siz tatil yaparken kendini rahat hissetmesine yardımcı olacaktır.

8. Pansiyon seçiminde köpeğinizin, hasta köpeklerden farklı ortamda kalması da bir diğer dikkat etmeniz gereken noktadır. Çünkü köpekler sosyal canlılardır, acı çeken, rahatsız, hasta bir köpeğin çıkardığı sesler, salgıladığı feromonlar sağlıklı köpekleri de strese sokmakta ve türdeşin yaşadığı acıyı hissetmesine neden olmaktadır.

9.Köpeğiniz rutinin bozulmaması için bıraktığınız pansiyona köpeğinizin yemek yediği ve tuvalete çıktığı saatleri yazıp verirseniz, köpeğiniz alışkın olduğu saatlerde beslenerek, tuvalet ritminin bozulması önlenmiş olur.

10.Köpeğinizin günlük aktivitelerini yapabileceği bir pansiyon, köpeğinizin fiziksel ve zihinsel aktiviteler yaparak zihninin ve bedenin rahatlamasına destek sağlar, bu da köpeğinizin doğal davranış ihtiyaçları gözetilerek uygulanırsa, köpeğiniz de sizin gibi güzel bir tatil yapmış olacaktır.

11. Köpeğinizi pansiyona bırakırken ve alırken mutlaka onu sevginizle ve güzel bir yiyecekle ödüllendirin. Bu onun cesaretini ve mutluluğunu arttıracaktır.

12.Tatile gitmeden mutlaka bir hafta önce köpeğinizle birlikte pansiyonu gezmenizde ve orayı köpeğinize tanıtmanızda fayda vardır. Köpeğiniz sizinle gittiği ve iyi vakit geçirdiği bir yerde daha rahat olacaktır. Siz de gözlerinizle köpeğinizin kalacağı yeri görmüş olursunuz.

Sorularınızı gdurukan@hotmail.com.tr’a e-posta yolu ile sorabilirsiniz.

Herkese iyi tatiller dilerim.

Veteriner Hekim

Veteriner Davranış Danışmanı

Gökhan DURUKAN

 

Hayvanlarda Davranış Değişimi ve Yaş

Davranış bozuklukları çoğunlukla yetersiz sosyalizasyon ve travma sonrası stres bozuklukları ve genel stres bozuklukları ile gün yüzüne çıkmaktadır.

Yetersiz sosyalizasyona bağlı olanlar hayvanın sosyalizasyon dönemi itibaren yani köpeklerde 3 aylık kedilerde de 7 haftalık dönem itibaren gözle görünür hale gelmektedir, yani erken yaşlarda, diğer nedenlerle olanlar ise hayatın herhangi bir döneminde ortaya çıkmaktadır.

Danışan ailelerin aklındaki en ön yargılı sorumuz, ”bu yaştan sonra davranışları değişir mi” olmaktadır.

Tabiki davranış değiştirme bir davranış kalıbının öğrenilmesine dayanmaktadır. Öğrenme yaşla birlikte yavaşlayabilmektedir, fakat öğrenme yaşla birlikte hiç bir zaman sıfırlanmamaktadır. Bu nedenle ön yargılı sorumuz olan ”bu yaştan sonra davranışları değişir mi?” sorusuna en net verilebilecek cevap, ”her yaşta davranışları olumlu olarak değişebilir” olmaktadır.

Özellikle geriatrik(yaşlı) kedi ve köpeklerde yeni bir davranışı öğretmek için biraz daha fazla zaman ve tekrar gerekebilmektedir.

Özellikle ileri yaştaki köpek ve kedilerin sinir sisteminin ve hormonel düzenliliğin devamlılığını sağlamak için düzenli beslenme, uygun zihinsel ve fiziki egzersizlere özen gösterildiği sürece korkmanıza gerek kalmayacaktır.indir

Bu konuda asıl bilinmesi gereken şey, beyin ve omurilik(merkezi sinir sistemi) faaliyetini sürdürdüğü sürece öğrenme yani yeni davranışlar ve var olan davranışların değiştirilmesi için hiçbir zaman geç kalmış sayılmayız.

Veteriner Hekim & Hayvan Davranış Danışmanı

GÖKHAN DURUKAN