Köpek Eğitim Okulumuz ve Pansiyonumuz Çok Yakında

pablo (21)Uzun süredir proje aşamasında olan, modern eğitim metotları ile köpeklerinizin eğitimlerinin doğal ortamda, köpeklerin psikoloji ve fiziksel ihtiyaçları düşünülerek hazırlanan, köpek eğitim okulumuz çok yakında hizmetinizde.

Köpek eğtitim okulumuzda, köpekleriniz 8 dönüm açık arazi üzerine kurulu olan pansiyonlarımızda doğa ile iç içe, günlük ihtiyaçlarına ve doğalarına uygun bir şekilde hem güzel vakit geçirecek, siz sahipleri de gözünüz arkada kalmadan profesyonel ekibimize köpeklerinizi hem okulumuzda eğitim görmeleri hem de siz yanlarında değilken onların rahat etmesi için pansiyonlarımızda misafir olmalarının güvenini yaşayacaksınız.

Köpek eğitim okulumuzda;

-Yavru köpekler için; sosyalizasyon ve başlangıç eğitimi, yavru köpek okulu

-Genç ve yetişkin köpekler için; sosyalizasyon, temel itaat, ileri itaat ve branş eğitimleri,

-Tüm köpekler için: Günlük egzersiz ve çeviklik parkuru etkinlikleri,

-Aileler için; Köpekle yaşama, hayvan davranışları, bilinçli sahiplilik, köpek beden dili, köpekle yürüyüş uygulamalı ve teorik eğitimleri

yanı sıra dönemsel ihtiyaçlara ve taleplere göre alternatif eğitim programları ve sunumlar olacaktır.

Tüm köpekli ailelerimize duyurulur.

Eğitimler hakkında detaylı bilgi ve rezervasyon için: 0543 934 1443

Veteriner Hekim

Hayvan Psikolojisi ve Davranışları Danışmanı

Gökhan DURUKAN

Validebağ Korusu Hayvanseverleri ile Köpek Davranışları Semineri Gerçekleştirdik.

Son zamanlarda Validebağ Korusu içerisinde yaşanan köpek ısırık vakalarının çözümü için Validebağ Korusu Hayvanseverleri ile Köpek Davranışları konusunda seminer ve sonrasında bir söyleşi gerçekleştirdik.

Eğitim seminerimizde Köpek Nedir, Köpeğin Evrimi ve evcilleştirilmesi, ev köpeği, sokak köpeği ve sahipsiz köpek ayrımı var mıdır?, köpek davranışları, köpeklerde iletişim, köpek vücut dili, köpeklerde saldırganlık ve korku,  köpek saldırılarından korunma nasıl olmalıdır? konu başlıklarını üzerine bilgi verip, katılımcıların sorularını yanıtladık.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

 

Petinfo Ocak 2017 Sayısı Yazım: Davranış bozukluklarının önlenmesi “En mükemmel tedavi”

Modern hekimlikle tüm hastalıkların ve rahatsızlıkların tedavisinden çok bu durumların ortaya çıkmasının önlenmesi amaçlanmaktadır. Hastalık tedavisi yıpratıcı, masraflı ve zaman alan bir süreçtir. Bu nedenlerle davranış bozukluklarının önlenmesi de veteriner hekimlikte çok önemli bir süreçtir.

Veteriner hekim, kliniğine başvuran dostlarının hastalanmaması için onları korumaktadır. Bunun için aşılamalar yapmakta, bazı öneriler vermekte, yapılması ve yapılmaması gereken durumlar için ufak dostlarımızın ailesini bilgilendirmektedir.
Davranış bozukluklarını oluşturabilecek etkenler ve durumlar bilinerek bu bozukluklara sebep olacak durumların ortadan kaldırılması ve dört ayaklı dostlarımızın bu durumlarda uzak tutulması amaçlanmalıdır. Planların her hayvan türü için ayrı düzenlenmesi gerekir, kediler ve köpeklerin farklı bir davranış bozukluğu önleme sürecinden geçmesi ve uyulması gereken kurallara tabi tutulması önemlidir.
Kedi ve köpekle yeni yaşamaya başlayan aileler için ilk uğrak noktalar veteriner klinikleri olmaktadır. Veteriner hekimden alınacak bilgiler bu nedenle çok önemlidir. Veteriner hekim, aileye yeni bir hayvanla yaşama hakkında bilgi vermelidir. Burada en önemli nokta ailenin hiçbir konu hakkında bilgisi yokmuş gibi bilgi verilmesi gerektiğidir. Üzerinde durulması gereken noktalardan önemli olanları tüm canlılar ve insanlarla sosyalleşme gerekliliği, hayvanlar hakkında aileler için yazılmış materyal, sosyal medya ve görsel içerikler listesi, hayvanlarına nasıl güvenli ve huzurlu bir ortam sağlamaları gerektiği, ev ortamında kısıtlamalar, box eğitimi ve ev içi kontrolün sağlanması, tuvalet/tuvalet kabı eğitimi, oyun ve egzersiz rutini, kontrolsüz ve yaralayıcı davranışların nasıl önüne geçileceği ve ödül eksenli eğitim ve istenilen davranışların şekillendirilmesi ve temel bakım ihtiyaçlarının hayvana tanıtılması gibi öncelikli konular hakkında bilgi verilmelidir. Bunların bir seferde yapılması zorunlu olmamakla birlikte gelişim periyoduna uygun olması ve geç kalınmaması önemlidir.
Kedi ve köpeklerde sosyalizasyon dönemleri farklıdır. Kedilerde 2-7/9 haftalar, köpeklerde ise 3-12 haftalar arası sosyalizasyon dönemi olarak bilinmektedir. Bu dönem içerisinden olumlu takviyeler ve sistematik bir yol izlenerek canlının hayatı boyunca karşılaşabileceği canlı ve cansız uyaranlara karşı onu hazırlamak ve alıştırmaktadır. Bu dönem her tür için belirli özellikler gerektirmekle birlikte, ailenin de yaşam tarzı dikkate alınarak değişiklikler eklenmelidir

Gelişimlerini en uygun şekilde olması için nasıl bir yol izlemeliyiz?
Hasta sahiplerinin beklentilerini karşılayacak tür ve ırk seçimi yapmaları gerekir. Bu ne demektir, sportif bir yaşam tarzı olan bir aile, ilerde kalp problemleri sık görülen bir ırk olan malta terrieri seçmemeli daha hareketli ve eklem problemleri daha az görülen ırklardan olan border collie ya da jack russel terrier seçimi yapmalıdır. Ev için köpek seçilecekse, evde yetiştirilmiş ve bu konuda sorun yaşamamış annelerin yavrularına ulaşmaya çalışılmalıdır. Yavru seçimi tamamladıktan sonra sosyalizasyon döneminin tamamlanmasından önce, insanlarla ve diğer canlılarla etkileşime geçmesi için fırsat sağlanmalıdır. Köpeğin kendi türüyle iletişimi için 7-8. haftalar idealdir. Bu dönem korku dönemi öncesi olduğu için teşvik etmek daha kolay olacaktır. Kedilerde ise bu alıştırma uygulamaları 7-9 haftalar arasında yapılmalıdır. Hayatlarının ilk aylarında değişik uyaranlar ve çevresel etkenlere alıştırılmalıdırlar. Hayvanların ilerleyen yaşlarda maruz kalabileceği, ancak şu anda çevrede bulunmayan tüm insanlar, hayvanlar ve konumları göz önünde bulundurulmasını sağlayın ve bunlara alıştırılma uygulamaları yapılmasını isteyin. Çocuklara, yaşlılara, fiziksel ve davranışsal olarak aile üyelerinden farklı olan insanlarla temas edilmesine özen gösterin. Aşırı derece korku vereceğini düşünülen durumlardan ve maruz kalmalardan kaçınılmalı, hayvan ortaya çıkarttığı korku belirtileri için izlenmeli ve tüm çalışmaları ve karşılaşmaları olumlu olmasını sağlanmalıdır. Olumlu ilişkilendirme için oyuncak ve ödül kullanılması yararlı olacaktır. Kontrollü bir ortamda erken eğitim ve sosyalizasyon için köpek ve kedi yavruları için düzenlenmiş sosyalizasyon sınıflarını ya da eğitimlerinin profesyonelliğinden yararlanmalarını sağlanabilir.

Ergenlik ve yetişkinlikte neler yapılmalı?
Yeterli sosyalliği kazanmış bir hayvanın, ileriki dönemlerde de hayatı, bu dönemi eksik geçirmiş yaşıtlarına göre çok daha keyifli geçmekte ve davranış sorunları daha az görülmekte. Sosy alizasyon dönemi sonrasında da dikkat edilmesi gereken durumlar vardır. Hayvanın eve alışması, kendi rutinini oluşturmaya başlaması bu dönemlerde olmaktadır.
Evde ya da bahçe ortamında yaşayacak hayvanımızın türüne ait gereksinimlerini yerine getirebilmesi için ona uygun bir ortam hazırlamalıdır. Bu ortamda olması gereken tür için gerekli materyaller ve koşullar sağlanmalı, bireyin büyüklüğü, yaşı, cinsiyeti, sağlık durumuna göre değişkenlik göstermelidir. Köpekler için evde istirahat ederken kullanabilecekleri yer yastıkları olması, koltuklara çıkmasını önlemek için idealdir. Kediler için ise ev ortamında özel alanlarının yaratılması, kendilerini güvende hissetmeleri ve bizlerden dahi rahatsız olduklarında özel yaşantılarını sürdürebilecekleri korunaklı bölgeler yaratılması stresle mücadele edilmesi için önemlidir. Kediler için bu alanlar, ev içerisinde kediler için yapılan kedi ağaçları, kutuları gibi özel bölgelerdir.
Bu alanlara ek olarak köpekler için av niteliğinde olan içine gıda konulabilen oyuncaklar köpeklerin av güdüsünü teşvik edip onu kullanacağı için zihinsel olarak oyalanmasına yardımcı olur, diğer seçenekler ise, kemikler ve çiğneme oyuncaklarıdır. Bunun haricinde köpeklerin dış ortamlarda, tenis topları ve oyuncak içinde gıdaları bulma oyunları da zihinsel gelişimleri için önemlidir
Kedilerde ise ev ortamında tırmanma rafları, tüneller, saklanma ve dinlenme alanları oluşturulması çok daha az strese girmelerine imkan verecek ve davranış problemlerinin önlenmesine katkı sağlayacaktır. Özellikle kedilerin avlanma güdülerini tatmin etmeleri için tırmalama tahtaları kullanması, kendilerine olan güvenlerini artıracaktır. Hareketli küçük oyuncaklar da fare avını andırdığı için kedilerin zihinsel olarak oyalanmasına yardımcı olmaktadırlar.
Fiziksel aktiviteler, canlıların enerjilerini atmaları için olmazsa olmazlardır. Burada önemli olan bir rutinin olması, belirli bir gün aralığı olması ve gün içerisinden birden fazla belirli sürelerle yapılıyor olması önemlidir. Sadece haftasonunu ya da haftanın bir iki günü tüm haftayı telafi edecek aktiviteler yapmak yetersiz olacaktır, önemli olan günde 1-2 kez ve haftanın 4-5 günü 20-25 dakikalık değişik, hayvanınızın ve sizin keyfini yerine getirecek uygulamalar planlamaktadır. Özellikle köpekler için farklı parkalar ve sokaklarda yürüyüşler yapılması, rotaların değiştirilmesi, yakala getir, frisbi, koşu, yüzme, çeviklik parkuru gibi etkinlikler hem fiziksel hem de zihinsel tatmin sağlamaktadır.
Bunlarla birlikte sosyal etkinliklere de dahil edilmeleri, kendi türlerine özel davranışları pekiştirmeleri ve sosyalliklerini sürdürmeleri için önemlidir. Burada önemli olan, arkadaş olarak seçilecek bireylerin, davranışsal ve fizyolojik olarak sağlıklı olmalarıdır. Hem diğer bireylerden sağlığı tehdit edecek bulaşıcı hastalıkların alınmaması hem de davranışsal olarak hayvanınızın zihnini karıştıracak durumlara meydan vermemek için kontrollü sosyalleşmelere izin verilmesi önemlidir.
Bunlara ek olarak, köpekler ya da kediler bizlerden farklı türlerdir. Bazen aramızda iletişim sorunlarına bağlı olarak gerginlikler olabilir. Bu gerginlikleri onların vücut dillerini iyi okuyarak ve yaşamsal ihtiyaçlarını anlayarak cevap verdiğimiz sürece aramızdaki ilişkilerin olumsuz yönde değişmesi önlenmektedir. Fakat onları anlamak yerine başımızdan atmak için durumu geçiştirmek gibi yanlış yaklaşımlarda bulunulduğumuz sürece üstü örtülen sorunlar daha sonra çok daha büyüyerek ailelerin karşısına çıkmaktadır.
Veteriner hekim olarak, aile ile hayvanın ilişkisi klinik ziyaretlerinde çok iyi gözlemlenmeli, yanlış bir ilişki, ileride kötüye gidecek bir davranış başlangıcı ya da sorunlu bir aile-hayvan ilişkisi gördüğümüzde bunu aileye uygun bir dille anlatmamız ve bunun için uygun çözümler sunmamız gerekmektedir.

Veteriner Hekim Gökhan DURUKAN

Petinfo Dergisi Ocak 2017 Sayısı‘nda yayınlanmıştır.

Sokak Köpeklerinin Davranışları Eğitimi 3. Semineri @İstanbul Üniversitesi

İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi Köpek Psikolojisi ve Eğitimi Kulübü’nün daveti ile İÜ Avcılar Yerleşkesi Veteriner Fakültesi’nde gerçekleştirdiğimiz eğitim seminerleri dizisinin 3.sünü katılan veteriner hekim meslektaşlarım ve meslektaş adayı fakülte öğrencileriyle gerçekleştirdik.

3. seminerimizde, köpek ısırıklarının özellikleri, ısırıkların verdiği zararlar, kuduz köpek davranışları, köpek ısırıklarının önlenmesi, klinikte köpek ısırıklarının önlenmesi için uygulamalar, saldırıda köpeklerde vücut dili ve davranışları, saldırı anında yapılacak uygulamalar konusunda bilgilerimizi paylaştık.

Çok keyifli bir seminer gerçekleştirdik, KÖPEK kadrosuna ve katılan herkese çok teşekkür ederim.

Veteriner Hekim Gökhan DURUKAN

Bir insanın ilk arkadaşı olmak!

thedodo.com internet sitesinin haberinde, otizmli bir ufaklığın, ilk arkadaşlığını rehabilitasyon merkezindeki köpekle kurduğu haberi yayınlandı.14670604_1359603430719559_1631371118711813473_n

Köpeklerin dünyada uzun süredir, rehabilitasyon çalışmalarında profesyonel olarak kullanıldığını biliyoruz. Ülkemizde de bununla ilgili çalışma yapan meslektaşlarımız ve terapistlerin de varlığı bizim için bir umut. Özellikle özel ilgi gerektiren bu alanda çok daha fazla köpekli terapilerin yaygınlaşmasını gönülden diliyorum.

Niehaus oğlunun Tornado isimli G.Retriever ırkı terapi köpeğiyle arkadaşlığına verdiği tepki ise gerçekten unutulmayacak türden.

Otizmle ilgili Tohum Otizm Vakfı‘nı inceleyebilirsiniz.

Kerevitler de anksiyete yaşıyor!

Tatlı su ıstakozu olarak da bilinen kerevitlerin anksiyete yaşadığı bilim dünyası tarafından ortaya konuldu. Konu hakkındaki eleştirimi yazının sonunda okuyabilirsiniz.

Yayını yapan bilim insanların bildirisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır.

”Bizler memelilerin ve üst düzey omurgalı canlıların sadece anksiyete yaşadığını düşünürdük.

Bir çalışmada kerevitler labirentlerden siyah ya da beyaz alanda ilerlerken, siyah alana girdiklerinde stres oluşturacak düzeyde elektriğe maruz bırakılmışlardır ve sonrasında elektrik verilmediğinde dahi siyah alana giren kerevitlerde stres hormonları ortaya çıkmış ve siyah alana girmek istememişlerdir.

Maruz kalmış ıstakozların, dinlendikten sonra insanlarda da kullanılan anksiyolitik ilaçlar verildiğinde, siyah alana girmekte tereddüt yaşamadıkları ve stres belirtileri göstermediği görülmüştür.

Stresli hayvanların beyninde anksiyetede etkin nörotransmitter olan serotoninin arttığı görülmüştür, kontrol grubuna da serotonin verildiğinde onlarda da stres davranışları görmek mümkündür.

Bu omurgasız canlılarda da anksiyetenin ilkel belirtileri ile omurgalı canlılardaki üst düzey anksiyete belirtileri ortak noktalar taşımaktadır.”

Not: Bu tarz bilimsel çalışmalardaki elektriksel iletimler, hayvan deneyleri etik kurullarının belirlediği acı ve fiziksel şiddet içermeyen, sadece stres yaratan, gürültü, nahoş koku vb gibi etkilerden farklı olmayan etkilerdir. Bu konuda çok hassas olduğumu belirtmek isterim. Hiç bir canlının acı çekmesinin kabul edilebilir bir durum olmadığı düşünüyorum.”

Kaynak: http://science.sciencemag.org/

Veteriner Hekim Gökhan DURUKANnarrow_clawed_crayfish

 

Köpeklerde IQ Ölçümü

İnsanlardaki gibi IQ ölçümünün, köpeklerde de uygulanabilir olacağı iddia ediliyor.

London School of Economics and Political Scince ve Edinburg Universitesi’nin ortak çalışması ile yapılan çalışmada köpeklerde de ölçülebilir IQ testleri uygulaması yapılıyor.

160207203445_1_540x360Çalışmada köpeklerin genel zekalarının ölçülmesi için düzenekler hazırlandı. Düzeneklerden biri, saklanan gıdaların bulunması ile ilgili bilişsel haritalar oluşturması çalışmaları ile sağlıklılık ve uzun ömür arasındaki ilişki ölçülecek. Ayrıca düzeneklerden birinde başarılı olan köpeğin diğerlerinde de başarılı olduğu görüldü

Bu çalışmalar insanlarda farklı yaşam şartları içerdiğinden, farklılıkların etkisinin olabileceği düşünülüyor fakat çalışmada Border Collie ve Kinloch Sheepdogs ırkı köpekler kullanılması ve köpeklerin yaşam koşullarının sigara, içki ve ilaçlardan daha az etkilenmesi nedeneyle daha az farklılıklar olması nedeniyle daha güvenilir olacağı düşünülüyor.

Bilişsel zekanın etkilerinin özellikle ileriki yaşlarda ortaya çıkan ”demans” gibi nörolojik hastalıklarla olan ilişkisi de incelenmesi planlanıyor.

Edinburg Üniversitesi’nden Dr.Mark Adams bu çalışmanın köpeklerdeki IQ ölçümü çalışmalarının ilk adımı olduğunu ve şu anda hızlı ve kullanılabilir bir test olduğunu fakat bu testin geliştirilmeye açık olduğunu ifade etti. Bununla birlikte testte zeka ile sağlık, problem çözme, yaşam ömrü gibi parametrelerin de takip edilmesi ile ”dognitive epidemiyoloji” kavramının oluşturulduğu bildirildi.

Çeviri:Vet.Hekim Gökhan DURUKAN

Kaynak: Science Dialy

Arılara edimsel koşullama ile yeni davranışlar öğretilebileceği araştırmacılar tarafından ortaya konuldu.

İngiltere’nin Londra şehrindeki Queen Mary Üniversite’sinde yürütülen çalışmada arıların %60’ı edimsel koşullama yöntemi ile yeni davranışları öğrenebildiği gösterildi.

Çalışma bu hafta ”Plos Biology” adlı bilimsel dergide yayınlandı.

Hayvanların öğrenmesi açısından önemli bir gelişme olduğunu bilim çevreleri tarafından düşünülmektedir.

Çalışmanın tam metnini kısa sürede bulup sizlerle de paylaşacağım.

Çalışma ile ilgili videoya aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

http://www.dailymail.co.uk/embed/video/1336605.html

Veteriner Hekim Gökhan DURUKAN

4 Ekim Hayvan Hakları Günü

Hayvanların da hakları olduğunu yılda bir gün hatırlamamak gerektiğini unutmadan kutlamamız gereken gün olarak tanımlamak istediğim Dünya Hayvan Hakları Günü…

Hayvanların hakkı olduğunu, onların hissettiklerini, acı çektiklerini içselleştirmemiz gerektiğine inanıyorum.wad_logo690kb

Hayvan haklarını anarken, sadece yoldaş(pet) hayvanları olarak kısıtlamamamız gerekiyor, kedi, köpek, kuş ne kadar acı çekiyorsa sığır(inek), at, eşek, koyun, tavuk, kaz gibi insanların beslenmek ve faydalanmak için kullandığı hayvanlar da hissediyor, anlıyor, iletişim kurmak istiyor.

Ülkemiz malesef hayvan hakları konusunda da şu anda dünyaya göre bir hayli geriden geliyor. Yasalarda hayvanlara karşı işlenen suçlar, suç değil, kabahat yani yapılmasa daha iyi olur kapsamında değerlendiriliyor ve ceza olarak idari para cezaları ile sonuçlandırılıyor. Öncelikle bunun düzenlenmesi çok önemli, biri sizin hayvanınıza ya da sokaktaki korunmasız bir hayvana işkence yaptığında bu yaptırım insanla eşdeğer olmalı, yani hapis cezası gibi caydırıcı cezalar olmalı en azından kağıt üzerinde, neden kağıt üzerinde diyorum, özellikle insanları cezalar ile caydırmazsınız, caydırmak için onların empati güçlerini, merhametlerini, vicdanlarını ve bakış açılarına yönelik önleyici çalışmalar yapmanız gerekir, ünlü bir düşünürün dediği gibi hapishaneler oldukça hepimiz suçluyuz. Çok ütopik bir istek ama hayvanlara karşı iyi niyetli olmamız için okullarda hayvan hakları, hayvan sevgisi, hayvan bilimi gibi özellikle hayvanları tanıtıcı, onları anlamaya yarayan, hayvanları sevmek için aracı olacak içi dolu, veteriner hekimler tarafından verilecek seçmeli, gerekirse zorunlu dersler olmalı, çocuklarla hayvanları erken yaşlarda kontrollü ve bilinçli bir şekilde karşılaştırmalıyız.

Genel olarak hayvan haklarından anladığım eksikler olsa da hayvan hakları evrensel beyannamesi dönemin koşullarına göre maddelendirilmiştir.

Hayvan hakları evrensel beyannamesi dikkate alınarak hayvan haklarını oluşturmalıyız ve içselleştirmeliyiz.

Doğa bizim için değildir, o bizim parçamızdır. Onlar senin dünyasal ailenin parçalarıdır. Kızılderili Atasözü

Tüm hayvanların yaşam haklarının korunduğu, mutlu ve sevgi içerisinde hayvanca hayatlarını sürdürebildiği dünya dileklerimle, dünya hayvan hakları günü kutlu olsun…

Veteriner Hekim Gökhan DURUKAN