Elektrikli Tasmalar Yasaklandı!!!

İskoçya’da elektrikli tasmalar ve spreyli tasmaların yasaklanmasının ardından İngiltere’de de elektrikli ve sprey tasmalarının yasaklandığı açıklandı. Bu girişim özellikle köpekler için olumlu pekiştireçlerin kullanılarak, elektrikli tasmalar nedeniyle bozulan refah koşullarında iyileşme sağlanması amaçlanmaktadır.

Elektrikli Tasmalar Nasıl Çalışıyor?

Elektrikli tasmalarda, elektrik iletkenliği olan bir malzeme köpeğin boyun bölgesine, yani beyinden çıkan tüm sinir yapılara, nefes ve soluk borusuna, bununla birlikte bölgedeki kas doku etrafındaki bölgede tasmadan gelen elektrik akımını ileterek çalışmaktadır.

Elektrikli Tasmalar Hayvanları Nasıl Etkiliyor?

Avrupa Klinik Etoloji Birliği elektrikli tasmalar konusunda şu noktalara değiniyor.

-Şok tasmalarının oluşturacağı ağrı seviyesini tespit etmek zordur, çünkü ağrı seviyesi köpeğin deri nem seviyesine, yağ miktarına, tüy yapısına ve uzunluğuna, canlının ağrı eşiğine bağlı olarak aynı elektrik gücü farklı köpeklerde farklı ağrı şiddeti oluşturabilir. Kullanılan cihazın güvensizliğine ve canlılarda kontrolsüz ağrı oluşturmasına neden olmaktadır.

-Çok yüksek seviyede elektrik akımı(şok) kullanımı, korku, ağrı, saldırganlık, fobi ve yüksek stres oluşturarak köpekte öğrenmeyi engeller.

-Düşük seviyede kullanılan elektrik akımı(şok) ise köpekte duyarsızlaşmaya neden olarak, etkisiz kalır.

-Köpek elektrik akımı(şok) ile etrafındaki durumları, hatta eğitmeni ya da diğer köpek, insanı eşleştirerek istenmeyen öğrenmelere ve koşullamalara yol açabilir.

-İstenmeyen davranış ve elektrik akımı(şok) arasında duruma göre değişen zamanlama gereklidir ve zamanlama doğru ve uygun değilse, korkutucu veya saldırgan davranışlara yol açması muhtemeldir; şok tasmasını kullanan birçok kişi eğitimsizdir ve olumsuz, istenmeyen sonuçlar yaratma riski yüksektir.

Keyfi ya da hatalı kullanım ihtimali içermesi nedeniyle de elektrikli tasmalar, hayvan istismarı olarak da görülmektedir.

Elektrikli Tasmalar Köpeklerde Davranışsal ve Duygusal Nasıl Sonuçlar Oluşturur?

1.Tükrük kortizolünde bir stres cevabını gösteren bir artış
2.Kalp hızında bir artış
3.Yanma hissi, fiziksel yanıklar ve cilt hasarı
4.Strese bağlı davranışlar; aşırı stres davranışları, viyaklama, dilde uyuşma, kuyruk pozisyonunun düşmesi ve donma davranışı

“Cezalandırma eğitimi yöntemleri(elektrikli tasmalar, fiziksel ve psikolojik şiddet, boğma ve dikenli tasmalar, spreyli tasmalar, ses veren tasmalar gibi), saldırganlık, korku, kaygı ve istenmeyen davranış risklerini artırırken, insan-köpek ilişkileri, köpeklerin refahı ve köpek-insan bağlılığını olumsuz etkiliyor”

Cezalandırma sisteminde, istenmeyen bir davranış sonrasında, kaçındırıcı sonuçlar(elektrikli tasma kullanımı, tekme, nefessiz bırakan boğma tasma, dikenli tasma, acı sprey gibi) köpeğe uygulanır ve istenmeyen davranış bittiğinde bu sonuçlarda ortamdan kaybolur ta ki bir sonraki istenmeyen davranış oluşana kadar”

Köpekler Nasıl Eğitilmeli?

Köpekler olumlu duygular içeren uygulamalar ile eğitilmelidir.

Köpeğinizle nasıl iletişim kuracağınızı öğrenmek, köpeğiniz dahil tüm bireyler için olumlu bir deneyim olmalıdır. Zarar vermeyen bir köpek davranış uygulayıcısı, siz ve köpeğiniz arasında yaşam boyu süren, güvene dayalı bir ilişki yaratma yolculuğunuzda size gerçekten yardımcı olabilir. Davranış sorunları olan bir köpeği kabul ettiyseniz veya köpeğinizin davranışı endişelendiğiniz noktaya kadar yükseldiyse, bir veteriner davranışçıyla temasa geçmek en iyisidir.

Davranışçı veteriner hekimler, olumlu pekiştireçle, davranış eğitimi kullanarak kapsamlı davranışsal değişiklik protokolleri oluşturabilir. ESVCE(Avrupa Klinik Etoloji Birliği)’nin belirttiği gibi, “köpeklerde elektrikli tasma kullanımını haklı çıkaracak güçlü bir kanıt yoktur. Aksine, bunları asla kullanmamak için birçok neden var ve daha iyi eğitim seçenekleri vardır.” Bilimsel araştırmanın gözden geçirilmesi, elektronik tasmaların köpek eğitiminde kullanılmasının risk olduğunu ve yasaklanma zamanının geldiğini söylüyor.

Özetle:

Olumlu pekiştirici davranış eğitimi, köpeğinizde istenen davranışları teşvik etmek için çok küçük boyutlu davranışlar, sözlü övgü ve şefkat kullanan çok daha iyi bir seçenektir.

Fakat, bunu nasıl yapacağını bilmeyen kişiler, köpeklerinize karşı lider olmanızı, onları disipline etmenizi ve cezaya dayalı eğitimi sizlere açıklamadan köpeğinize uygulayabilirler, lütfen bu konuda köpeğinize iyi bir hayat sunmaya çalışırken ona zarar vereceğinizi ve işleri daha da kötüye çevireceğinizi yukarıda saydığımız nedenlerle unutmayın.

                    Sevgiler.

Uzman Veteriner Hekim (DVM, BVSc)
Veteriner Davranış Uzmanı (MSc)
           Gökhan DURUKAN

Köpek Kişiliği ve İnsan-Köpek Etkileşimi

Son dönemlerde en çok popüler olan konulardan biri insan-hayvan etkileşimi, biliyoruz ki hayvanların davranış sorunlarında katkı en fazla insan etkileşiminden kaynaklanmakta, insan etkileşimi haricindeki davranış sorunları tüm popülasyonda %5-10 gibi diğer durumlara göre düşük bir oranda.

Özellikle araştırıcılar insanın duygusal durumunun köpeğe etkisi konusundaki sorulara cevap aramaktalar.

Bu sorulara çoğunlukla insan bakış açısıyla cevap verilmekte, bunun da gerçeği ne kadar yansıttığı tartışılabilir ama hayvanlar sağlık sorunu yaşadıklarında veteriner hekimlerine kendi başlarına ulaşma imkanları yok, insanlar bu durumu hasta ya da değil diye değerlendirerek hekime ulaştıkları için, insanların değerlendirmesi de çok önemli oluyor.

Amerika Michigan State Üniversitesi’nden Chopik’in 2019 Şubat ayında Journal Research in Personality dergisinde yayınladığı çalışmasında Köpeklerin yaş durumu ve insanla ilişkisinin kişiliğe/davranışlara etkisi araştırılmış ve bizim için önemli sonuçları sizlerle paylaşacağım.

  • Genç ve yaşlı köpeklerin korku düzeyleri benzerdir, safkan köpeklerde korku sorununun daha az olduğu belirtilmiştir.
  • Yaş arttıkça, insanlara karşı saldırganlık oranı artmıştır, safkan köpeklerde ve dişi köpeklerde saldırganlık erkeklere göre daha azdır.
  • Yaşlı köpekler gençlere göre diğer köpeklere daha az saldırganlık göstermiştir.
  • Hareketli ve heyecanlı köpeklerde kronik sağlık sorunları olma ihtimali daha fazladır.
  • İnsan saldırganlıkları eğitime duyarlı köpeklerde daha azdır,
  • Duygusal durumları olumsuz olan köpek sahipleri, köpeklerini korkulu, daha fazla hareketli ve eğitime daha az cevap verir olarak değerlendirmiştir.

Bu sonuçlara bakarak korku sorunlarının ve saldırganlık sorunlarının yaşla azalmayacağını vurgulamak gerekiyor, çoğu insan köpekleri yaşlandıkça sorunlarının azalacağını düşünse de çalışmalar bu durumun tam tersini ifade ediyor. Bununla birlikte doğru ve bilimsel metotlarla iyi şartlarda alınmış bir eğitim köpekte saldırganlık oluşmasını önleyebilir. Dişi köpeklerdeki saldırganlık durumunun daha az olması özellikle östrojenin beyin üzerinde olumlu etkisine bağlı olabileceği unutulmamalı ve erkek köpeklerin kastrasyonu ile saldırganlığın azalacağı yanlış düşüncesine kapılınmamasının altını çizmek gerekir.

Gökhan DURUKAN

Uzman Veteriner Hekim (Veteriner Davranış Uzmanı)

Davranış Sorunu Yaşayan Köpekler Erken Ölüyor!

İngiliz araştırmacı Boyd ve arkadaşlarının 2018 yılında Animal Welfare akademik dergisinde yer alan çalışmalarına göre, davranış sorunu yaşayan köpeklerin erken öldükleri belirtildi.

Davranış bozuklukları ve bu bozuklukların profesyonel olmayan kişilerce çözüm

shutterstock_91175882

yöntemleri nedeniyle köpeklerin refah ve psikolojileri bozulmaktadır. Özellikle kaygı(anksiyete), korku-fobi gibi duygu durum bozukluklarında ve köpeğin doğal davranışlarının bilinmemesi nedeniyle doğal davranışlarının kontrolünde

aversif(kaçındırıcı) ceza yöntemlerinin kullanılması, köpeklerde bu davranışları ortaya çıkartan motivasyonları, yani nedenleri üzerinde durumu daha da kötüleştirici etkiye neden olmakta ve böylece köpeklerin sorunlarını arttırmaktadır. Artan sorunlar neticesinde çoğu köpek terk edilmekte ya da çözümsüz kalınarak ötenazi uygulanmaktadır.

Araştırmada 3 yaş altı köpeklerde davranış bozukluğu ile oluşan ölüm oranları diğerlerinden %33 daha fazladır.

Davranış sorunları nedeniyle ölen köpeklerde, ev değiştirme oranı %12 yani 10 köpekten biri düzelir umuduyla yeni bir eve gönderilmişti.

Ölüm oranları en çok saldırganlık %54 ve kontrolsüzlük nedeniyle oluşan trafik kazaları %39.(1)

Araştırmaya ek olarak, yoğun stres, kaygı ve korku problemleri sadece davranışları etkilememektedir. Bu duyguların ortaya çıkmasında fizyolojik değişiklikler de önemli rol oynamaktadır.

Stres-kaygı bozukluklarında ve depresyonda, yüksek kortizol ve adre

nalin salınımı nedeniyle, kalp-damar hastalıkları, tip 2 diyabet(şeker hastalığı), köpek zihinsel işlevsizlik(köpek demansı), böbrek işlev bozuklukları, mide-bağırsak hastalıkları(ülser, kolit), alerji sorunları, solunum yolu ve immun sistem(bağışık) sorunlarına bağlı infeksiyöz hastalıklara bağlı kronik hastalıklar ve ölüm riski artmaktadır.(2)

Kaynak:

1-Boyd ve ark. (2018), Mortality resulting from undesirable behaviours in dogs aged under three years attending primary-care veterinary practices in England, Animal Welfare, Volume 27, Number 3, 1 August 2018, pp. 251-262(12)

2-Durukan (2018), İnsan-Köpek Etkileşimi: Evcilleştirme, Sosyal Yapı, Zihin ve Davranış Bozuklukları, Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Ensitüsü,

Köpek Eğitim Okulumuz ve Pansiyonumuz Çok Yakında

pablo (21)Uzun süredir proje aşamasında olan, modern eğitim metotları ile köpeklerinizin eğitimlerinin doğal ortamda, köpeklerin psikoloji ve fiziksel ihtiyaçları düşünülerek hazırlanan, köpek eğitim okulumuz çok yakında hizmetinizde.

Köpek eğtitim okulumuzda, köpekleriniz 8 dönüm açık arazi üzerine kurulu olan pansiyonlarımızda doğa ile iç içe, günlük ihtiyaçlarına ve doğalarına uygun bir şekilde hem güzel vakit geçirecek, siz sahipleri de gözünüz arkada kalmadan profesyonel ekibimize köpeklerinizi hem okulumuzda eğitim görmeleri hem de siz yanlarında değilken onların rahat etmesi için pansiyonlarımızda misafir olmalarının güvenini yaşayacaksınız.

Köpek eğitim okulumuzda;

-Yavru köpekler için; sosyalizasyon ve başlangıç eğitimi, yavru köpek okulu

-Genç ve yetişkin köpekler için; sosyalizasyon, temel itaat, ileri itaat ve branş eğitimleri,

-Tüm köpekler için: Günlük egzersiz ve çeviklik parkuru etkinlikleri,

-Aileler için; Köpekle yaşama, hayvan davranışları, bilinçli sahiplilik, köpek beden dili, köpekle yürüyüş uygulamalı ve teorik eğitimleri

yanı sıra dönemsel ihtiyaçlara ve taleplere göre alternatif eğitim programları ve sunumlar olacaktır.

Tüm köpekli ailelerimize duyurulur.

Eğitimler hakkında detaylı bilgi ve rezervasyon için: 0543 934 1443

Veteriner Hekim

Hayvan Psikolojisi ve Davranışları Danışmanı

Gökhan DURUKAN

Validebağ Korusu Hayvanseverleri ile Köpek Davranışları Semineri Gerçekleştirdik.

Son zamanlarda Validebağ Korusu içerisinde yaşanan köpek ısırık vakalarının çözümü için Validebağ Korusu Hayvanseverleri ile Köpek Davranışları konusunda seminer ve sonrasında bir söyleşi gerçekleştirdik.

Eğitim seminerimizde Köpek Nedir, Köpeğin Evrimi ve evcilleştirilmesi, ev köpeği, sokak köpeği ve sahipsiz köpek ayrımı var mıdır?, köpek davranışları, köpeklerde iletişim, köpek vücut dili, köpeklerde saldırganlık ve korku,  köpek saldırılarından korunma nasıl olmalıdır? konu başlıklarını üzerine bilgi verip, katılımcıların sorularını yanıtladık.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

 

Petinfo Ocak 2017 Sayısı Yazım: Davranış bozukluklarının önlenmesi “En mükemmel tedavi”

Modern hekimlikle tüm hastalıkların ve rahatsızlıkların tedavisinden çok bu durumların ortaya çıkmasının önlenmesi amaçlanmaktadır. Hastalık tedavisi yıpratıcı, masraflı ve zaman alan bir süreçtir. Bu nedenlerle davranış bozukluklarının önlenmesi de veteriner hekimlikte çok önemli bir süreçtir.

Veteriner hekim, kliniğine başvuran dostlarının hastalanmaması için onları korumaktadır. Bunun için aşılamalar yapmakta, bazı öneriler vermekte, yapılması ve yapılmaması gereken durumlar için ufak dostlarımızın ailesini bilgilendirmektedir.
Davranış bozukluklarını oluşturabilecek etkenler ve durumlar bilinerek bu bozukluklara sebep olacak durumların ortadan kaldırılması ve dört ayaklı dostlarımızın bu durumlarda uzak tutulması amaçlanmalıdır. Planların her hayvan türü için ayrı düzenlenmesi gerekir, kediler ve köpeklerin farklı bir davranış bozukluğu önleme sürecinden geçmesi ve uyulması gereken kurallara tabi tutulması önemlidir.
Kedi ve köpekle yeni yaşamaya başlayan aileler için ilk uğrak noktalar veteriner klinikleri olmaktadır. Veteriner hekimden alınacak bilgiler bu nedenle çok önemlidir. Veteriner hekim, aileye yeni bir hayvanla yaşama hakkında bilgi vermelidir. Burada en önemli nokta ailenin hiçbir konu hakkında bilgisi yokmuş gibi bilgi verilmesi gerektiğidir. Üzerinde durulması gereken noktalardan önemli olanları tüm canlılar ve insanlarla sosyalleşme gerekliliği, hayvanlar hakkında aileler için yazılmış materyal, sosyal medya ve görsel içerikler listesi, hayvanlarına nasıl güvenli ve huzurlu bir ortam sağlamaları gerektiği, ev ortamında kısıtlamalar, box eğitimi ve ev içi kontrolün sağlanması, tuvalet/tuvalet kabı eğitimi, oyun ve egzersiz rutini, kontrolsüz ve yaralayıcı davranışların nasıl önüne geçileceği ve ödül eksenli eğitim ve istenilen davranışların şekillendirilmesi ve temel bakım ihtiyaçlarının hayvana tanıtılması gibi öncelikli konular hakkında bilgi verilmelidir. Bunların bir seferde yapılması zorunlu olmamakla birlikte gelişim periyoduna uygun olması ve geç kalınmaması önemlidir.
Kedi ve köpeklerde sosyalizasyon dönemleri farklıdır. Kedilerde 2-7/9 haftalar, köpeklerde ise 3-12 haftalar arası sosyalizasyon dönemi olarak bilinmektedir. Bu dönem içerisinden olumlu takviyeler ve sistematik bir yol izlenerek canlının hayatı boyunca karşılaşabileceği canlı ve cansız uyaranlara karşı onu hazırlamak ve alıştırmaktadır. Bu dönem her tür için belirli özellikler gerektirmekle birlikte, ailenin de yaşam tarzı dikkate alınarak değişiklikler eklenmelidir

Gelişimlerini en uygun şekilde olması için nasıl bir yol izlemeliyiz?
Hasta sahiplerinin beklentilerini karşılayacak tür ve ırk seçimi yapmaları gerekir. Bu ne demektir, sportif bir yaşam tarzı olan bir aile, ilerde kalp problemleri sık görülen bir ırk olan malta terrieri seçmemeli daha hareketli ve eklem problemleri daha az görülen ırklardan olan border collie ya da jack russel terrier seçimi yapmalıdır. Ev için köpek seçilecekse, evde yetiştirilmiş ve bu konuda sorun yaşamamış annelerin yavrularına ulaşmaya çalışılmalıdır. Yavru seçimi tamamladıktan sonra sosyalizasyon döneminin tamamlanmasından önce, insanlarla ve diğer canlılarla etkileşime geçmesi için fırsat sağlanmalıdır. Köpeğin kendi türüyle iletişimi için 7-8. haftalar idealdir. Bu dönem korku dönemi öncesi olduğu için teşvik etmek daha kolay olacaktır. Kedilerde ise bu alıştırma uygulamaları 7-9 haftalar arasında yapılmalıdır. Hayatlarının ilk aylarında değişik uyaranlar ve çevresel etkenlere alıştırılmalıdırlar. Hayvanların ilerleyen yaşlarda maruz kalabileceği, ancak şu anda çevrede bulunmayan tüm insanlar, hayvanlar ve konumları göz önünde bulundurulmasını sağlayın ve bunlara alıştırılma uygulamaları yapılmasını isteyin. Çocuklara, yaşlılara, fiziksel ve davranışsal olarak aile üyelerinden farklı olan insanlarla temas edilmesine özen gösterin. Aşırı derece korku vereceğini düşünülen durumlardan ve maruz kalmalardan kaçınılmalı, hayvan ortaya çıkarttığı korku belirtileri için izlenmeli ve tüm çalışmaları ve karşılaşmaları olumlu olmasını sağlanmalıdır. Olumlu ilişkilendirme için oyuncak ve ödül kullanılması yararlı olacaktır. Kontrollü bir ortamda erken eğitim ve sosyalizasyon için köpek ve kedi yavruları için düzenlenmiş sosyalizasyon sınıflarını ya da eğitimlerinin profesyonelliğinden yararlanmalarını sağlanabilir.

Ergenlik ve yetişkinlikte neler yapılmalı?
Yeterli sosyalliği kazanmış bir hayvanın, ileriki dönemlerde de hayatı, bu dönemi eksik geçirmiş yaşıtlarına göre çok daha keyifli geçmekte ve davranış sorunları daha az görülmekte. Sosy alizasyon dönemi sonrasında da dikkat edilmesi gereken durumlar vardır. Hayvanın eve alışması, kendi rutinini oluşturmaya başlaması bu dönemlerde olmaktadır.
Evde ya da bahçe ortamında yaşayacak hayvanımızın türüne ait gereksinimlerini yerine getirebilmesi için ona uygun bir ortam hazırlamalıdır. Bu ortamda olması gereken tür için gerekli materyaller ve koşullar sağlanmalı, bireyin büyüklüğü, yaşı, cinsiyeti, sağlık durumuna göre değişkenlik göstermelidir. Köpekler için evde istirahat ederken kullanabilecekleri yer yastıkları olması, koltuklara çıkmasını önlemek için idealdir. Kediler için ise ev ortamında özel alanlarının yaratılması, kendilerini güvende hissetmeleri ve bizlerden dahi rahatsız olduklarında özel yaşantılarını sürdürebilecekleri korunaklı bölgeler yaratılması stresle mücadele edilmesi için önemlidir. Kediler için bu alanlar, ev içerisinde kediler için yapılan kedi ağaçları, kutuları gibi özel bölgelerdir.
Bu alanlara ek olarak köpekler için av niteliğinde olan içine gıda konulabilen oyuncaklar köpeklerin av güdüsünü teşvik edip onu kullanacağı için zihinsel olarak oyalanmasına yardımcı olur, diğer seçenekler ise, kemikler ve çiğneme oyuncaklarıdır. Bunun haricinde köpeklerin dış ortamlarda, tenis topları ve oyuncak içinde gıdaları bulma oyunları da zihinsel gelişimleri için önemlidir
Kedilerde ise ev ortamında tırmanma rafları, tüneller, saklanma ve dinlenme alanları oluşturulması çok daha az strese girmelerine imkan verecek ve davranış problemlerinin önlenmesine katkı sağlayacaktır. Özellikle kedilerin avlanma güdülerini tatmin etmeleri için tırmalama tahtaları kullanması, kendilerine olan güvenlerini artıracaktır. Hareketli küçük oyuncaklar da fare avını andırdığı için kedilerin zihinsel olarak oyalanmasına yardımcı olmaktadırlar.
Fiziksel aktiviteler, canlıların enerjilerini atmaları için olmazsa olmazlardır. Burada önemli olan bir rutinin olması, belirli bir gün aralığı olması ve gün içerisinden birden fazla belirli sürelerle yapılıyor olması önemlidir. Sadece haftasonunu ya da haftanın bir iki günü tüm haftayı telafi edecek aktiviteler yapmak yetersiz olacaktır, önemli olan günde 1-2 kez ve haftanın 4-5 günü 20-25 dakikalık değişik, hayvanınızın ve sizin keyfini yerine getirecek uygulamalar planlamaktadır. Özellikle köpekler için farklı parkalar ve sokaklarda yürüyüşler yapılması, rotaların değiştirilmesi, yakala getir, frisbi, koşu, yüzme, çeviklik parkuru gibi etkinlikler hem fiziksel hem de zihinsel tatmin sağlamaktadır.
Bunlarla birlikte sosyal etkinliklere de dahil edilmeleri, kendi türlerine özel davranışları pekiştirmeleri ve sosyalliklerini sürdürmeleri için önemlidir. Burada önemli olan, arkadaş olarak seçilecek bireylerin, davranışsal ve fizyolojik olarak sağlıklı olmalarıdır. Hem diğer bireylerden sağlığı tehdit edecek bulaşıcı hastalıkların alınmaması hem de davranışsal olarak hayvanınızın zihnini karıştıracak durumlara meydan vermemek için kontrollü sosyalleşmelere izin verilmesi önemlidir.
Bunlara ek olarak, köpekler ya da kediler bizlerden farklı türlerdir. Bazen aramızda iletişim sorunlarına bağlı olarak gerginlikler olabilir. Bu gerginlikleri onların vücut dillerini iyi okuyarak ve yaşamsal ihtiyaçlarını anlayarak cevap verdiğimiz sürece aramızdaki ilişkilerin olumsuz yönde değişmesi önlenmektedir. Fakat onları anlamak yerine başımızdan atmak için durumu geçiştirmek gibi yanlış yaklaşımlarda bulunulduğumuz sürece üstü örtülen sorunlar daha sonra çok daha büyüyerek ailelerin karşısına çıkmaktadır.
Veteriner hekim olarak, aile ile hayvanın ilişkisi klinik ziyaretlerinde çok iyi gözlemlenmeli, yanlış bir ilişki, ileride kötüye gidecek bir davranış başlangıcı ya da sorunlu bir aile-hayvan ilişkisi gördüğümüzde bunu aileye uygun bir dille anlatmamız ve bunun için uygun çözümler sunmamız gerekmektedir.

Veteriner Hekim Gökhan DURUKAN

Petinfo Dergisi Ocak 2017 Sayısı‘nda yayınlanmıştır.

Sokak Köpeklerinin Davranışları Eğitimi 3. Semineri @İstanbul Üniversitesi

İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi Köpek Psikolojisi ve Eğitimi Kulübü’nün daveti ile İÜ Avcılar Yerleşkesi Veteriner Fakültesi’nde gerçekleştirdiğimiz eğitim seminerleri dizisinin 3.sünü katılan veteriner hekim meslektaşlarım ve meslektaş adayı fakülte öğrencileriyle gerçekleştirdik.

3. seminerimizde, köpek ısırıklarının özellikleri, ısırıkların verdiği zararlar, kuduz köpek davranışları, köpek ısırıklarının önlenmesi, klinikte köpek ısırıklarının önlenmesi için uygulamalar, saldırıda köpeklerde vücut dili ve davranışları, saldırı anında yapılacak uygulamalar konusunda bilgilerimizi paylaştık.

Çok keyifli bir seminer gerçekleştirdik, KÖPEK kadrosuna ve katılan herkese çok teşekkür ederim.

Veteriner Hekim Gökhan DURUKAN

Bir insanın ilk arkadaşı olmak!

thedodo.com internet sitesinin haberinde, otizmli bir ufaklığın, ilk arkadaşlığını rehabilitasyon merkezindeki köpekle kurduğu haberi yayınlandı.14670604_1359603430719559_1631371118711813473_n

Köpeklerin dünyada uzun süredir, rehabilitasyon çalışmalarında profesyonel olarak kullanıldığını biliyoruz. Ülkemizde de bununla ilgili çalışma yapan meslektaşlarımız ve terapistlerin de varlığı bizim için bir umut. Özellikle özel ilgi gerektiren bu alanda çok daha fazla köpekli terapilerin yaygınlaşmasını gönülden diliyorum.

Niehaus oğlunun Tornado isimli G.Retriever ırkı terapi köpeğiyle arkadaşlığına verdiği tepki ise gerçekten unutulmayacak türden.

Otizmle ilgili Tohum Otizm Vakfı‘nı inceleyebilirsiniz.

Kerevitler de anksiyete yaşıyor!

Tatlı su ıstakozu olarak da bilinen kerevitlerin anksiyete yaşadığı bilim dünyası tarafından ortaya konuldu. Konu hakkındaki eleştirimi yazının sonunda okuyabilirsiniz.

Yayını yapan bilim insanların bildirisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır.

”Bizler memelilerin ve üst düzey omurgalı canlıların sadece anksiyete yaşadığını düşünürdük.

Bir çalışmada kerevitler labirentlerden siyah ya da beyaz alanda ilerlerken, siyah alana girdiklerinde stres oluşturacak düzeyde elektriğe maruz bırakılmışlardır ve sonrasında elektrik verilmediğinde dahi siyah alana giren kerevitlerde stres hormonları ortaya çıkmış ve siyah alana girmek istememişlerdir.

Maruz kalmış ıstakozların, dinlendikten sonra insanlarda da kullanılan anksiyolitik ilaçlar verildiğinde, siyah alana girmekte tereddüt yaşamadıkları ve stres belirtileri göstermediği görülmüştür.

Stresli hayvanların beyninde anksiyetede etkin nörotransmitter olan serotoninin arttığı görülmüştür, kontrol grubuna da serotonin verildiğinde onlarda da stres davranışları görmek mümkündür.

Bu omurgasız canlılarda da anksiyetenin ilkel belirtileri ile omurgalı canlılardaki üst düzey anksiyete belirtileri ortak noktalar taşımaktadır.”

Not: Bu tarz bilimsel çalışmalardaki elektriksel iletimler, hayvan deneyleri etik kurullarının belirlediği acı ve fiziksel şiddet içermeyen, sadece stres yaratan, gürültü, nahoş koku vb gibi etkilerden farklı olmayan etkilerdir. Bu konuda çok hassas olduğumu belirtmek isterim. Hiç bir canlının acı çekmesinin kabul edilebilir bir durum olmadığı düşünüyorum.”

Kaynak: http://science.sciencemag.org/

Veteriner Hekim Gökhan DURUKANnarrow_clawed_crayfish