4 Ekim Hayvan Hakları Günü

Hayvanların da hakları olduğunu yılda bir gün hatırlamamak gerektiğini unutmadan kutlamamız gereken gün olarak tanımlamak istediğim Dünya Hayvan Hakları Günü…

Hayvanların hakkı olduğunu, onların hissettiklerini, acı çektiklerini içselleştirmemiz gerektiğine inanıyorum.wad_logo690kb

Hayvan haklarını anarken, sadece yoldaş(pet) hayvanları olarak kısıtlamamamız gerekiyor, kedi, köpek, kuş ne kadar acı çekiyorsa sığır(inek), at, eşek, koyun, tavuk, kaz gibi insanların beslenmek ve faydalanmak için kullandığı hayvanlar da hissediyor, anlıyor, iletişim kurmak istiyor.

Ülkemiz malesef hayvan hakları konusunda da şu anda dünyaya göre bir hayli geriden geliyor. Yasalarda hayvanlara karşı işlenen suçlar, suç değil, kabahat yani yapılmasa daha iyi olur kapsamında değerlendiriliyor ve ceza olarak idari para cezaları ile sonuçlandırılıyor. Öncelikle bunun düzenlenmesi çok önemli, biri sizin hayvanınıza ya da sokaktaki korunmasız bir hayvana işkence yaptığında bu yaptırım insanla eşdeğer olmalı, yani hapis cezası gibi caydırıcı cezalar olmalı en azından kağıt üzerinde, neden kağıt üzerinde diyorum, özellikle insanları cezalar ile caydırmazsınız, caydırmak için onların empati güçlerini, merhametlerini, vicdanlarını ve bakış açılarına yönelik önleyici çalışmalar yapmanız gerekir, ünlü bir düşünürün dediği gibi hapishaneler oldukça hepimiz suçluyuz. Çok ütopik bir istek ama hayvanlara karşı iyi niyetli olmamız için okullarda hayvan hakları, hayvan sevgisi, hayvan bilimi gibi özellikle hayvanları tanıtıcı, onları anlamaya yarayan, hayvanları sevmek için aracı olacak içi dolu, veteriner hekimler tarafından verilecek seçmeli, gerekirse zorunlu dersler olmalı, çocuklarla hayvanları erken yaşlarda kontrollü ve bilinçli bir şekilde karşılaştırmalıyız.

Genel olarak hayvan haklarından anladığım eksikler olsa da hayvan hakları evrensel beyannamesi dönemin koşullarına göre maddelendirilmiştir.

Hayvan hakları evrensel beyannamesi dikkate alınarak hayvan haklarını oluşturmalıyız ve içselleştirmeliyiz.

Doğa bizim için değildir, o bizim parçamızdır. Onlar senin dünyasal ailenin parçalarıdır. Kızılderili Atasözü

Tüm hayvanların yaşam haklarının korunduğu, mutlu ve sevgi içerisinde hayvanca hayatlarını sürdürebildiği dünya dileklerimle, dünya hayvan hakları günü kutlu olsun…

Veteriner Hekim Gökhan DURUKAN

 

 

Sokak Köpeklerinin Davranışı ve Kontrolü Eğitim Semineri

İzmir Büyükşehir Belediyesi Veteriner Hizmetleri Müdürlüğü kapsamında yapılan seminerimizde, sokak köpeklerininIMG_1148 tanımak, köpeklerin iletişim dilini ve beden dillerini öğrenmeyi sağlamak, sokak köpekleriyle iletişim temelleri konusunda bilgi sahibi olmak, köpek ısırıklarının önlenmesi için neler yapılması gerektiğini bilmek, köpeklerin sürü ve bireysel olarak davranışlarının görmek ve bu davranışlarının ne anlama geldiğini anlamlandırmak, sokak köpeklerinin sahada kontrolünü sağlamak ve tüm bu konuların uygulamada nasıl kullanılacağını ve en önem verdiğim hususlardan biri olan insancıl yakalama çalışmaları hakkında neler yapılabilir örneklerini tüm ilçe ve büyükşehir veteriner hizmetleri çalışanları olan veteriner hekimler, yakalayıcı ve bakıcı arkadaşlara anlatmaktan büyük keyif aldım.

2 gün boyunca toplam 94 katılımcı arkadaşlarımızla sokak köpekleri davranışları hakkında bilgi alışverişinde bulunduk.Gündüz teorik eğitimlerimiz sunum eşliğinde yapıldı sonrasında ise uygulama alanında sokak köpeklerinin beden dili, iletişim davranışları gibi sahada uygulama pratiğinde, veteriner hizmetleri çalışanlarına katkı sağlayacağını düşündüğümüz uygulamalar eşliğinde iki günümüzü dolu dolu eğitimler tamamladık.

Seminerimizin düzenlenmesinde ve sokak köpekleri popülasyonunun insancıl yönetimi için emek harcayan İzmir Büyükşehir Belediyesi Veteriner İşleri Müdürü Veteriner Hekim Dr.Hande Özyoğurtçu Gültekin’e ve tüm katılımcılara teşekkür ederim.

Eğitim konu başlıkları için tıklayınız.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

 

 

Sokak Hayvanları Refahı Kongresi Hakkında

Kongre ve sokak hayvanları hakkında düşüncelerim:

Sokak hayvanlarının geçmişi bilmeden bu konu üzerinden düşünmek çok yersiz oluyor, özellikle İstanbul’daki sokak hayvanlarının kayıt altına alınmaması nedeniyle geçmişten günümüze nasıl bir gelişim gösterdiği sayısal olarak ifade edilemese de, sokaklarımızda köpek ve kediler normalin üzerinde bir şekilde artış göstermiştir. Bunun farklı soysa ekonomik, eğitim ve kültürel olarak bir çok nedeni vardır.
Temel olarak coğrafyamızda ve kültürümüzde hayvan sevgisinin varlığı konusunda bilgi edinmek için özellikle yönlü olmaması nedeniyle Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan Catherine Pinguet’in İstanbul’un Köpekleri adlı kitabını okumalarını öneririm.
Kongreye gelecek olursa, bir çok akademisyen, hayvan hakları konusunda çalışma yapan sivil toplum kuruluşları, toplum sağlığı konusunda çalışan veteriner hekim ve tıp hekimleri, ekoloji ve kentleşme açısından hayvanların yaşam alanını değerlendiren mimar bey ve kamu kuruluşları temsilcileri ve yerel yönetimlerin ortak katılımıyla farklı açılardan bakılması sağlandı.
Sokak hayvanlarının birini bile daha sağlıklı ve mutlu yapacak her girişimi desteklediğimi belirtmek isterim.
Fakat maalesef daha çok çalışılması gereken hassas bir konu, sokak hayvanları düşünülürken, kediden köpeğe, ata, eşeğe, sincapa, kirpiye, yaralı martıya, hatta mekanını yitiren karıncaya kadar düşünülmesi-karıncayı abarttığımı düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz ve mimar beyin sunumunu kaçırmış olduğunuzu üzülecekseniz- gereken bir durum ve bu durumu çözerken mutlaka hayvanlar açısından bakılmalı ve onlar merkeze alınmalı, ne yerel yönetimler, ne kamu kuruluşları, ne kentleşme, çünkü onlar oradaydı ve biz burayı kendimize göre dönüştürürken onları görmezden geldik ve bunun öz eleştirisini yapmalıyız.
Bu konuda çok güzel çalışan belediyeler, veteriner hekimleri, sivil toplum kuruluşları ve akademisyenlerin hakkını da kesinlikle yememek lazım ama tüm bu mekanizmaları medeni seviyeye getirmek ve hatta bence kendi hayvanımız orada yaşasa, orada sağlık hizmeti alsa vs gibi empati kurarak düzenlememiz gerekli.
Sorun var ise çözümü de vardır. Sorun hayvanlarının yaşama hakkı sorunudur ve mutlaka çözülmelidir.

Veteriner Hekim Gökhan DURUKAN

Kongre ile ilgi detaylara ulaşmak için lütfen tıklayın.

UYUŞTURUCU SATICILARININ PLANINI DEDEKTÖR KÖPEK BOZDU

Kars’ın Kağızman ilçesinde uyuşturucu satıcılarının planını dedektör köpek bozdu. Operasyonda terazi altına saklanmış esrar ele geçirilirken, gözaltına alınan fft256_mf14683589
Kağızman’da geçtiğimiz günlerde uyuşturucu tacirlerine yönelik yapılan 19 kişinin gözaltına alındığı ve 9 kişinin tutuklandığı ‘uyuşturucu operasyonu’nun görüntülerini polis basına dağıttı. Uyuşturucu tacirlerinin kurnazlığı ise dedektör köpeğe takıldı. Tartı için kullanılan terzinin gövdesine saklanan uyuşturucuyu dedektör köpek ortaya çıkarırken, emniyetteki işlemleri tamamlanan ve mahkemeye sevk edilen 9 kişi çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Öte yandan Kağızman’daki uyuşturucu operasyonunda; 1 kilo 250 gram esrar maddesi, 72 kök hintkeneviri bitkisi, 2 adet muşta, 2 adet kasatura, 3 adet tabanca fişeği ve 2 adet kova diye tabir edilen uyuşturucu madde kullanımında kullanılan pet şişe düzeneği ele geçirilmişti.

Haberin Linki