Köpeklerde Görülen Psikolojik ve Psikiyatrik Bozukluklarının Belirtileri

Bir çok nedenle köpeklerde davranış bozuklukları görülebilir. Farklı nedenler birbirine yakın davranışsal semptomlarla kendini gösterir, ayrıca aynı davranış farklı zaman ve durumlarda farklı nedenlerle ortaya çıkıyor olabilir.

Aileler genellikle sorunun neden olduğu davranışı bize anlatarak o davranışa çözüm bulmamızı ve böylelikle köpeğin sorununun ortadan kalkacağına ve kendilerinin rahat edeceğini umarlar. Bu gündelik bizlere dayatılan tıbbın bizlere öğrettiği hatalı bir geçiştirme metodudur. İyi bir hekim öncelikle canlıyı rahatlatmak için şikayetleri ortadan kaldırmaya yönelik girişimlerde bulunsa dahi, asıl hedef olarak sorunu ortaya çıkartan etkenleri belirleyip, bu etkenleri canlıdan uzaklaştırmayı hedeflemektedir.

Bu nedenlerle klinik hayvan davranışlarında da, ortaya çıkan davranış bizim sonuç olarak ortadan kaldırmamız gereken bir davranış olmakla birlikte odak noktamız, köpeğimizde bu davranışı ortaya çıkartan mekanizmayı açığa çıkarmak ve bu mekanizmayı harekete geçiren etkenleri ortadan kaldırmak ya da etkenlerin canlıda bahsedilen mekanizmayı başlatma gücünü azaltmak veya yok etmek olmalıdır.

Köpeklerde farklı nedenlerle ortaya çıkabilecek, psikolojik ya da psikiyatrik sorun olduğunu ifade eden davranışlardan  sık görülen ve ailelerin de gözleyebileceği bazı davranışlar;

-Köpeğin uyku düzeninin bozulması, uyku düzeninde artma, azalma ya da sıklıkla bölünen uykular.

-Yemek düzeninde bozulma; iştahlı bir köpeğin iştahının kesilmesi, verilen gıdaları reddetme, hızlı ya da çok yavaş yemek yeme. Gıda olmayan cisimleri yeme

-Aşırı ve nedensiz havlama.

-Köpeğin oyuncağı olmayan eşyaları parçalama, çiğneme veya dağıtma.

-Vücudunun herhangi bir bölgesini aşırı yalama, ısırma, tüylerini koparma ya çiğneme.

-Seslerden korkma, kaçma, idrar-dışkı yapma, donma, kusma.

-Görüntülerden korkma, kaçma, donma, idrar-dışkı yapma, kusma.

-Tuvalet eğitimi olmasına rağmen eve idrar-dışkı yapma.

-Aşırı saklanma ve kaçma eğilimi.

-Diğer köpeklere, kedilere saldırma ya da onlardan korkma-kaçma.

-İnsanlara saldırma, korkma ya da kaçma, donma.

-Herhangi bir eşyayı, alanı ya da canlıyı sahiplenme ve saldırgan tavırlar.

-Dokunma, yaklaşma gibi fiziksel temaslara karşı saldırma, korkma, kaçma, donma.

-Bazı insanlardan uzak kalınca ya da etkileşim alamadığında ajite olma.

-Herhangi bir canlıya ya da eşyaya karşı aşırı düşkünlük

-Oyun oynamada isteksizlik

-Dışarı çıkmak istemede isteksizlik ya da eve dönmek için aşırı tavırlar

Bu ve benzeri davranışları köpeğinizde gözlemlediğinizde, köpeğinizde psikolojik ya da psikiyatrik bir sorun olabileceğini ya da potansiyel olarak sorun yaşama ihtimalinin yüksek olabileceğini hatırlamanızı tavsiye ederim.

Bu semptomlar, yazının başında da belirtildiği üzere farklı klinik davranış hastalıklarının semptomları olmaktadır, bu sorunu ortaya çıkartan etkenin ne olduğu psikolojik ve davranışsal muayeneler ile belirlenerek bir tedavi oluşturulmalıdır.

 Köpeğinizdeki davranış bozukluğu belirtilerini test etmek için, Veteriner Psikoloji Testimize doldurabilirsiniz.

 

Veteriner Hekim – Hayvan Davranış Uzmanı

Gökhan DURUKAN

Köpeklerde Kısırlaştırma Davranış Bozukluklarında Çözüm müdür?

Halk arasında kısırlaştırma olarak tabir edilen, kastrasyon, orşidektomi yani testislerin uzaklaştırılması ya da kimyasal kastrasyon yoluyla kalıcı olarak yapılan radikal yani geri dönüşümsüz bir uygulamadır.

Erkek köpekler arasında patolojik olmayan kavgalar sadece puberta döneminde genç köpeklerin arasında ve seyrek olarak ortaya çıktığı fakat bunun da öldürücü olmadığı vahşi köpeklerle ya da başıboş köpeklerle yapılan çalışmalarla bilimsel olarak ortaya konmuştur.

Erkek köpekler saldırganlık, nispi olarak dişilere göre daha fazla gözlemlenmektedir. Fakat bunda testosteronun rolü bilimsel olarak belli ve net değildir. Bu oranın sosyal yapı, zihinsel farklılıklar gibi başka sebepler nedeniyle de ortaya çıkmış olması muhtemeldir.

Yapılan geniş kapsamlı deneysel çalışmalarda erkek köpeklerin kastrasyon sonrası saldırganlıklarında kesinlikle azalma görülmezken, yapılan çalışmaların bazılarında kastrasyon sonrası erkek köpeklerde korku ve anksiyete ilişkili saldırgan davranışlarda %25 oranında artış bulunmuştur ve sadece bazı köpeklerde nispi olarak hareketlilikte azalma meydana gelmektedir fakat bu oran sağlıklı köpeklerdeki hareketlilik açısından önemli düzeyde farklı değildir.

Buradan çıkarılması gereken sonuç şudur; kastrasyon saldırganlığı kesinlikle azaltmaz, kastrasyon sonrası sağlıklı her 4 köpekten 1’inde saldırganlık artma ihtimali vardır.

Bu sonuçlara göre davranışsal açıdan kastrasyonun faydası yoktur, üreme açısından da sokak köpeklerinde saldırganlığı arttırabileceği göz önünde bulundurulmalı, riski faktörüne göre kastrasyon önerilmeli, gerekirse bu deneysel sonuçlar göz önüne alınıp, üretken olan dişilerin strelizasyonu sağlanması yoluyla halk sağlığı ve başıboş köpeklerin üremesi kontrol altına alınmaldır.

Ayrıca genel sağlık açısından tümöral oluşumlar ve testosteron fazlalığına bağlı hormonel bozukluklara yol açması durumda testislerin de tedavi amaçlı uzaklaştırılabileceği bilinmelidir. Fakat veteriner hekim olarak önerim, kansere neden olan diğer etkenler dikkate alındığında testislerin varlığı ve testosteron tümöral risk açısından stres, kötü hava koşulları, serbest radikaller, kimyasallar, kötü beslenme gibi faktörler göz önüne alındığında önemli derece tümöral etkisi diğer faktörlerden yok denecek kadar azdır.

Gökhan DURUKAN, Veteriner Hekim, MScDog-Dog_Guide-A_Golden_Retriever_wearing_an_Elizabethan_Collar

Kedilerde İndoorosis: Ev Yaşamına Bağlı Hastalıklar

 

Kediler 14 bin yıl önce insanlarla yaşama adapte olmak için evcilleştirilmeye başlamışlar. Çoğu bilim insanı tarafından bu evcilleştirme ve evrim hala devam etmektedir.

Çoğu kedi doğal ortamlarında gün içerisinde av yapar, beslenir, dinlenir, uyur, uyanır ve tekrar döngüye başlar.

Evde yaşayan kediler, av yapmadıkları için beslenir, dinlenir, uyur, uyanır, daha az hareket ederler, daha az hareket ettikleri için ve fakat yine de evrimsel olarak beslenme konusunda av yapmıyorum ama yine de besleneceğim gıdalar var neden beslenmeyim diyip gıda alamayacakları duruma tüm canlılardaki yağ depolayarak hazırlandıkları için kilo artışına neden olmaktadır. Bunun çaresi gıdasını kısmak olmamakta, gıdası kısılan kediler stres nedeniyle miyavlama, gerginlik yaşadıkları için aileyi rahatsız edebilmektedir. Ayrıca kedilere öğün şeklinde mama verildiğinde doğal beslenme sayıları azalabileceği için bu da farklı metabolik değişikliklerde yağ depolanması arttırmaktadır. Uzun süre açlık kan glikoz düşüklüğü nedeniyle canlıda yağ depolanmasını arttırır ve kilo artışına sebep olur.

Bu nedenle kediler günde 5-13 arası öğün yaparak doğal yaşamda az yağlı çok daha kaslı bir yapıya bedene sahiptir. Kilo problemini çözmek için kediler öğün kısıtlaması yapılmamalıdır.

Bunun için kedilerimize gıdalarını etkinlikli beslenme oyuncakları ile sunmalıyız. Bunun için Kong Cat Wobbler çok ideal, kedimizin günlük gıda ihtiyacını bu oyuncağın içine doldurarak tüm gün av güdüsünü tatmin edip hahareket ederek beslenmesine hem yavaş yemesine yardımcı olmaktadır.

Bunun haricinde ev içinde çevre zenginleştirilmesi çok önemlidir. Bir kedi için evde olması gereken malzemeler, kedi tuvaleti, su kapları, beslenme kapları – oyuncakları, etkileşimli oyuncaklar, tırmalama tahtası, kedi ağaçları ve kedi için özel alanlar mutlaka bulundurulmalıdır.

Ev kedilerinde hareket azlığı, tuvalet, su, mama kaplarının uygunsuz yerleşimi ile bağlantılı, kilo problemleri ve beslenme davranış bozuklukları, alt idrar yolu hastalıkları, böbrek hastalıkları, karaciğer hastalıkları, saldırganlıklar, tuvalet bozuklukları, ev üyelerine ya da diğer kedi/köpeklere karşı saldırganlık, aşırı vokalizasyon gibi, ev ortamında hem kediyi rahatsız eden hem de aileyi rahatsız eden durumlar ortaya çıkmaktadır.

Veteriner Hekim Gökhan DURUKAN

 

Köpek ve Kediler için Ölümcül Olabilecek Gıdalar

Bizlerin rahatlıkla yediği bazı gıdaları köpek ya da kediler yediğinde ölümcül organ yetmezliklerine, beyin hasarlarına neden olabileceğini bilmemiz gerekir.

Çok detaylı mekanizmalarla köpek ve kedilerde zehirlenmelere neden olabileceği için bu gıdaları köpek ve kedilerin ulaşmasına imkan verilememeli ve bu gıdaları yediğini düşündüğünüz hayvanlar için lütfen hemen veteriner hekiminizle iletişime geçiniz.

Bu gıdalar nelerdir?

  1. Xylitol içeren gıdalar, özellikle şekersiz ve tatlandırıcılı ürünlerde bulunur. Örneğin sakızlar ve şekerler.
  2. Çikolata/  Kakao 

    Her türlü çikolata aynı miktarda zehirli olmasa da, tüm çikolata ürünlerinden uzak tutmanızda fayda var.

  3. Her türlü çikolata aynı miktarda zehirli olmasa da, tüm çikolata ürünlerinden uzak tutmanızda fayda var.
  4. Kuru Soğan
  5. Taze Soğan
  6. Şerbetçi otu
  7. Sarımsak
  8. Pırasa
  9. Üzüm ve kuru üzüm
  10. Yağlı ve kızartılmış ürünler
  11. Makademya fındığı, ülkemizde çok yaygın olmasa da bilinmesi gerekir.
  12. Avokado
  13. Alkol ve alkollü ürünler
  14. Kahve ve Çay

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Kaynak: C. Cortinovis and F. Caloni,  Household Food Items Toxic to Dogs and Cats, Front Vet Sci. 2016; 3: 26.

 

Köpeklerde Kısırlaştırma ve Davranış Bozuklukları

Erkek köpeklerde cinsiyet hormonların büyük bir kısmını üreten testislerin operatif yöntemlerle uzaklaştırılması işlemine ‘’orşiektomi’’, dişi köpeklerde üremenin kontrolü şu an popüler olarak yapılan gebelik ve doğum faaliyetlerini sürdüren, ovum, ovaryum, uterus organlarının uzaklaştırılması işlemine ‘’total ovario histerektomi’’ operasyonu denmektedir.

Özellikle erkek köpeklerde, erken dönemde(12 ay öncesi) aşırı hareketlilik, havlama, hırlama, saldırganlık, insanın ya da köpeğin üzerine atlayarak pelvik hareketler yapılması gibi davranışlar ampirik olarak testosteron hormonuna bağlanmaktadır.

Fakat yakın dönem yapılan çalışmalar köpeklerde hareketlilik, havlama, eşya parçalama, saldırganlık, hırlama, pelvik kenetleme davranışlarındaki artış, sıklık ve rahatsız edici düzeyde olmasının nedeni stres, anksiyete ve korku sorunlarıdır.

Stres, anksiyete ve korku sorunlarında, yukarıda bahsedilen davranışlar ve bunlara ek olarak gözüken davranışlar görülmektedir. Özellikle androjen hormonlarının eksikliğinde ya da yetersizliğinde canlılarda özgüven, stres yönetimi, korkunun kontrolü gibi köpeği daha sakin ve kontrollü bir davranış hareketi yapmaya yardımcı olacak özelliklerinde de azalma olması, özellikle bahsedilen orşidektomi ve total ovariohisterektomi operasyonlarının stres bozukluğu, anksiyete bozukluğu ya da korku ilişkili saldırganlıklarda saldırı oranını %30 oranında arttırdığı, strese bağlı pelvik kenetlenme hareketlerini azaltmadığı, anksiyete bozukluklarında görülen havlama ve hırlamayı azaltmadığı ve hatta arttırdığı bildirilmektedir.

Bahsi geçen operasyonların, erkek köpekler arasındaki cinsel yarışmadan(dişiye ulaşma ve çiftleşme) kaynaklı potansiyel kavga davranışlarını oluşmasını engelleyebileceği düşünülmektedir, fakat burada da kaynağa ulaşma konusunda stres ve kaygı kontrolü yapamayan bireylerin kavgaya-saldırı davranışlarına yatkınlığı düşünülürse, erkek köpekler arasındaki kavgayı başlamadan bitirmiş olsa da diğer stres ve kaygı sorunlarında köpeğin saldırgan-kavgacı tavırlarında yukarıda bahsedilen nedenlerle artma sağlaması olasıdır.

Ayrıca aşırı hareketlilik, enerji atamamak, yürüyüş yapmamak gibi nedenler köpeklerde saldırganlığa ya da davranış bozukluklarına sebep olmamaktadır. Cinsel yönelimin tatmin edilmemesi de saldırgan davranışlara, havlamaya, hırlamaya neden olmamaktadır.

Dişi köpeklerde de yukarıda bahsedilen tüm davranışlar görülmektedir, özellikle kısır olup olmamasına bakılmaksızın ya da juvenil(ergenlik) dönemine girmemiş dişilerde de strese bağlı olarak pelvik kenetlenme hareketleri, saldırganlık, havlama, hırlama, aşırı hareketlilik görülmektedir.

Dişilerde de TOVH operasyonları bahsedilen tüm olumsuz etkilere sahiptir.

Bahsedilen nedenler göz önüne alındığında, özellikle sokak köpeklerinin üremenin kontrolü için bahsedilen operasyonlar ülkemizde yapılması akılcıdır, fakat saldırganlığı arttırabileceği ya da azaltmayacağı mutlaka göz önüne alınmalıdır; ev köpeklerinde üremenin kontrolünün sağlanmasının başka yolları da olması nedeniyle bahsi geçen operasyonlar bireyin psikolojik durumu göz önüne alınarak karar verilmeli, anksiyete, korku, stres problemi olma ihtimali olan köpekler doğru bir psikolojik muayeneden geçirilmeden geri dönüşü imkansız bir operasyona bilinçsizce maruz bırakılmamalıdır.

Veteriner Hekim

Gökhan DURUKAN

 

 

Kaynaklar:

-Assessment of serotonin in serum, plasma, and platelets of aggressive dogs, Journal of Veterinary Behavior (2012) 7, 348-352

 

– Analysis of 1040 cases of canine aggression in a referral practice in Spain, Journal of Veterinary Behavior (2007) 2, 158-165

 

– Canine aggression toward family members in Spain: Clinical presentations and related factors, Journal of Veterinary Behavior 12 (2016) 36e41

 

– Effects of surgical and chemical sterilization on the behavior offree-roaming male dogs in Puerto Natales, Chile, Preventive Veterinary Medicine 123 (2016) 106–120

 

– Risk factors associated with stranger-directed aggression in domestic dogs, Applied Animal Behaviour Science 197 (2017) 45–54

Kedileriniz İçin Evde Yapabileceğiniz Beslenme Oyuncakları

Kedilerimizin evde av peşinde koşarak beslenmeleri hem kendi başlarına aktivite yapmalarına imkan sağlar, hem de fiziksel ve zihinsel olarak gelişimlerine katkı sağlamaktadır.

Doğal ortamlarında kediler, günde 5-13 defa av etkinliği yaparak uyanık kaldıkları zamanın %60-80’ini av peşinde geçirir, kedilerin gün içindeki döngüsü, avlan, beslen, kendini yalama(grooming), dinlen şeklindedir. Kediler av yaparken vakit geçiriyor, kendi özgüvenleri artıyor, yoruluyor, kan akışları değişiyor, kas ve eklem hareketliliği artıyor, bu da daha sağlıklı bir fizyoloji ve psikolojiye yardımcı oluyor.

Bu nedenlerle evdeki kedilerimize kendi imkanlarımızla avlanma smilasyonları sağlayarak onların bu sağlıklı döngüyü devam ettirmelerine yardımcı olmalıyız.

Avlanma/beslenme smilasyonları evdeki zenginliği arttırarak davranış bozukluklarını önleyecek, var olan davranış sorunlarının çözümüne katkı sağlayacaktır.

Neler yapabilir?

Tic Tac Toe Oyunu:

Bu beslenme oyunu yaptığımızda, kedimiz mama dolu kaplara ulaşmak için, üstündeki kartonları kaldırarak boş ile dolu kapları burnunu ve patilerini kullanarak ulaşmak için vakit harcayacak, hem ince motor hareketlerini kullanma konusunda becerisini geliştirerek, hem zihinsel hem de fiziksel olarak meşgul olacaktır.

Ayrıca hızlı yemek yiyen kedilerin yeme hızını yavaşlatacak, endişe nedeniyle aşırı yeme davranışlarında düşünceyi sorun çözmeye yönelteceği için stresli beslenme davranışını değiştirme konusunda yardımcı olarak obezite sorunlarının çözümünde kullanılmaktadır.

Bu oyuncağı yapmak için ihtiyacımız olan materyaller nelerdir?

  1. Muffin Kek Kalıbı
  2. Karton
  3. Makas
  4. Kuru ve/veya yaş mama

 

Muffin kalıbının boşlukları kadar elimizdeki makası kullanarak kartonumuzdan kareler keserek, muffin kalıplarının üzerine gıdaları saklamak için kapaklar yapıyoruz. Muffin kalıbımızda 12 adet boşluk varsa 12 adet kartonumuz olmalı.

Muffin kalıbının boşluklarından bazılarına kaşık yardımıyla ufak porsiyonlar halinde yaş yada  kuru mamalarımızı koyuyoruz.

Son aşamada tüm boşlukların üzerine kartondan kestiğimiz kapakları yerleştirip, kedimizin ulaşabileceği bir noktaya bırakarak, hem kedimize ekstra bir beslenme noktası yaratıyoruz hem de ona güzel bir oyuncak sunmuş oluyoruz.

2.Ödül Şişesi:

Özellikle yemek peşinde koşan obez kedileri hareketlendirmek için kullanılan bu pet şişe oyuncakları, normal kilodaki sağlıklı kedilerin de hareket ederek beslenerek kilolarını korunmalarına, kalori yakmalarına ve fiziksel aktivite yapmalarına imkan sağlayacaktır. Özellikle kısırlaştırma sonrası ortaya çıkan kilo sorunlarının başlamadan dengelenmesi için ideal bir oyuncaktır.

İhtiyacımız olan materyaller:

1.Pet şişe

2.Maket bıçağı

3.Kuru mama ya da kuru ödül maması

Bir pet şişenin, içindeki suyun tamamını boşaltıp, etrafındaki ambalajlarını sökerek, içindeki ıslaklığın kurumasını ters çevirerek bekleyin.

Şişe kuruduktan sonra, şişeye maket bıçağı yardımıyla kullanacağınız kuru mama ya da kuru ödül mamalarının düşebileceği büyüklüklerde, farklı noktalarda 3-4 adet delik açın, ödül düşmesinin çok az ya da fazla olmayacağı, fakat her harekette ödül düşebileceği şekilde olmasını sağlayın, ilk oyunlarda mutlaka şişeden gıda düşmesi kedimizin hayal kırıklığı yaşamadan vakit geçirmesine imkan sağlayacaktır, içinden hiç ödül düşmeyen bir şişe kedimizi üzer…

Pet şişeye her beslenme zamanı günlük beslenmesinin bir miktarını karşılayacak kadar gıda koymanız gerekir.

Veteriner Hekim&Veteriner Davranış Danışmanı

Gökhan DURUKAN

 

Köpekler İçin Aktiviteler

Bir çok aile köpeğinin yorulmadığı için depresyonda ve stresli olduğunu düşünür, köpeğini yormak için günde 1-2 saat köpeğiyle uzun yürüyüşler, fiziksel aktiviteler yapmak için program yaparlar.

Bir köpeğin günlük hareket rutinine uyarak onu yormak, uyutmak gibi ütopik düşünceleriniz varsa mutlaka öncelikle işi gücü bırakıp triatlon sporcusu olarak hazırlıklara başlamanızı öneririm, ya da günlük 5-10 dakikalık köpeğinizin hem zihinini hem de bedenini harekete geçirecek ve karşılıklı iletişiminizi sağlıklı bir şekilde arttıracak aktiviteler bulmanızı öneririm.

Her köpeğin ilgisini çekecek aktivite farklıdır. Çünkü köpeğin ilgisini çekecek şeyi bulmak için onunla birebir vakit geçirmek gerekir, çoğu köpek gıdaya, topa, pet şişeye, halatlara, paçavralara vs değişik materyallere karşı ilgili olabilir.

Köpeğinizle yaratacağınız aktivitede dikkat etmeniz gerekenler,

1.Öncelikle köpeğinizle oyun oynadığınızı unutmayın.

2.Oyunla birleşen eğitimler her zaman olumlu sonuç verir.

3.Köpekler dünyayı duyularıyla algılarlar, aynı anda farklı duyularını harekete geçiren oyunlarda, hem zihin kapasitesi artaracak hem de daha kalıcı öğrenme sağlayacaktır.

4.Farklı duyuların kullanılmasıyla bu duyuların etkinliği artaracaktır.

5.Her oyun belirli bir süre sonra tek düze olmaya başlar, o nedenle köpeğinizi sıkmadan, her gün için bir oyununuz olsun ve haftada 3 den fazla aynı aktiviteyi peşpeşe yaparak köpeğinizi sıkmayın.

6.Aktiviteleriniz başlangıçta 5 dakikalık olsun ileriki zamanlarda aktiviteler 15 dakikayı geçmesin ve köpeğiniz sıkılmadan aktiviteyi sonlandırın.

7.Aktivite sonrasında kısa bir gezinti yapabilirsiniz.

8.Karşılıklı etkileşimde bulunup oyun arkadaşlığı yaptığınız aktiviteler sizinle köpeğiniz arasındaki ilişki olumlu yönde düzenler.

9.Aktivitelerde köpeğinizin şımarmamasına, fazla tacizkar olmamasına özen gösterin, sizi rahatsız edecek ve sıkacak hareketlerde bulunduğu zaman aktiviteyi sakince sonlandırın.

  1. Her aktivite için belirli bir başlangıç ve sonlandırma komutunuz olsun.

 

Herkese köpekleriyle birlikte güzel anlar dilerim.

Veteriner Hekim Gökhan DURUKAN

Köpeğinizi Pansiyona Bırakırken Nelere Dikkat Etmelisiniz?

Yaz tatili ve bayram tatilleri nedeniyle, ailelerin köpeklerini güvenebilecekleri pansiyonlara bırakma ihtiyaçı oluşmaktadır.

Siz keyifli, mutlu ve kendinize zaman ayırdığınız tatile giderken köpeğiniz için nelere dikkat etmelisiniz size bundan bahsedeceğim.

1. Köpeğinizin yıllık tekrar edilen tüm aşılarını pansiyona bırakmadan en az 2 hafta önce tamamlamış olmalısınız, bu aşılar özellikle farklı köpeklerin yakın ortamlarda olduğu pansiyonlar için önemlidir. Bronchine, corona ve 5’li karma aşıları köpekler arasında yakın ve uzak temaslarla farklı yollarla saçılabildiği ve bulaşabildiği için tüm köpeğinizin bağışıklığı aşı ile sağlanmış olmaldır. Ülkemizde bu aşılara ek olarak kuduz aşısı zaten resmi bir zorunluluktur. Bunlara ek olarak köpeğinizi doğal ortam içeren bir ortama bırakacaksınız, köpeklere kenelerle bulaşan, son dönemlerde köpeklerde sıkça rastlanan ve insanlara da bulaşabilen Lyme aşısını ve iç – dış parazit uygulamalarını da yaptırmanız önemlidir.

2.Köpeğinizin pansiyonda kalacağı süre boyunca gıda değişikliğine bağlı bağırsak florasının bozulması nedeniyle oluşan ishale neden olmamak, beklenmedik deri hassasiyetleri oluşturmamak ve evden uzaktayken alışkın olmadığı bir mamaya maruz kalmaması için mutlaka pansiyona bırakırken orada tüketeceği gıdanın miktarını dikkate alarak, düzenli kullandığı mamasıyla bir pansiyona bırakmanız köpeğinizin keyfini kaçırmaması için dikkat etmeniz bir durumdur.

3.Köpeğinizin evdeyken kullandığı yatak, yastık, oyuncak, çiğneme malzemeleri, mama ve su kabı, özel eşyaları(tasma, kayış, giysi, ayakkabı) aksesuarları da köpeğinizin rahatı ve kendini iyi hissetmesi için yanınıza almalı ve bunu kabul eden bir pansiyon seçmelisiniz.

4.Köpeğinizin ayrılık anksiyetesi sorunu yaşadığı konusunda şüpheniz varsa bunu mutlaka bir veteriner hekimle görüşmeli ve tatile giderken pansiyona bırakıp bırakmama konusunu gözden geçirmenizi öneririm.

5.Kpeğinizin mizacı, diğer köpeklerle olan sosyal ilişkisi ve iletişimi, insanlarla ilişkileri, korktuğu ve ya rahatsız olduğu olaylar, durumlar ve canlılar hakkında sorumlu kişilere bilgi verirseniz, köpeğinizin nahoş süprizlerle karşılaşmasını önlemiş olursunuz.

6.Özellikle sürü düzeni şeklinde köpeklerin kaldığı pansiyonlara köpeğiniz ilk defa gidecekse ve bu sürü düzenine alışkın bir sosyal hayatı yoksa, sizin tatiliniz, köpeğiniz için bir eziyete dönüşebilir. Köpeklerin sosyal sürülere alışması için bu konuda deneyimli ve yeterli sosyallikte olması gerekmektedir. Ailesinden uzaklaşmış, yeni bir ortama girmiş ve yeni köpeklerle karşılaşmış, deneyimsiz bir köpek, oradaki köpekler bu durumdan zevk alırken, o sadece bu durumla başa çıkabilmek için strese girecek ve o anın tadını çıkaramayacaktır. Çünkü köpekler yemek yemek, oynamak, dolaşmak ve dinlenmek için sürü düzenine uymak zorundadır ve deneyimsiz bir köpek sürü içinde yemek yeme fırsatı bulamaz, dinlenmek için kendine yer açamaz, oyun oynamak için iletişime geçen köpeklerden korkup ya kendisine ya da karşısındaki köpeğe zarar verebilir. Bu nedenle grup şeklinde kalınan pansiyon ve eğitim merkezleri, alışkın olmayan köpekler için tercih edilmemesi gereken bir seçenektir.

7. Pansiyon seçiminizde bir diğer dikkat etmeniz gereken husus, köpeklere yaklaşımın her zaman olumlu ve sakin bir ekip tarafından yapılıyor olmasıdır. Çoğu köpek ailesinden ayrıldığı zamanlarda ayrılık stres bozukluğu yaşayabilmektedir, bu durumda eşya parçalama, tuvalet düzenin bozulması, havlama gibi aşırı stres davranışları sergileyecektir, bu durumdaki bir köpeğin baskı altına alınması bu durumu daha da vahim bir hale getirecektir, Böyle durumlarda deneyimli ve profesyonel ekipler köpeğin stresi nasıl kontrol edebileceğini bilmesi, köpeğiniz siz tatil yaparken kendini rahat hissetmesine yardımcı olacaktır.

8. Pansiyon seçiminde köpeğinizin, hasta köpeklerden farklı ortamda kalması da bir diğer dikkat etmeniz gereken noktadır. Çünkü köpekler sosyal canlılardır, acı çeken, rahatsız, hasta bir köpeğin çıkardığı sesler, salgıladığı feromonlar sağlıklı köpekleri de strese sokmakta ve türdeşin yaşadığı acıyı hissetmesine neden olmaktadır.

9.Köpeğiniz rutinin bozulmaması için bıraktığınız pansiyona köpeğinizin yemek yediği ve tuvalete çıktığı saatleri yazıp verirseniz, köpeğiniz alışkın olduğu saatlerde beslenerek, tuvalet ritminin bozulması önlenmiş olur.

10.Köpeğinizin günlük aktivitelerini yapabileceği bir pansiyon, köpeğinizin fiziksel ve zihinsel aktiviteler yaparak zihninin ve bedenin rahatlamasına destek sağlar, bu da köpeğinizin doğal davranış ihtiyaçları gözetilerek uygulanırsa, köpeğiniz de sizin gibi güzel bir tatil yapmış olacaktır.

11. Köpeğinizi pansiyona bırakırken ve alırken mutlaka onu sevginizle ve güzel bir yiyecekle ödüllendirin. Bu onun cesaretini ve mutluluğunu arttıracaktır.

12.Tatile gitmeden mutlaka bir hafta önce köpeğinizle birlikte pansiyonu gezmenizde ve orayı köpeğinize tanıtmanızda fayda vardır. Köpeğiniz sizinle gittiği ve iyi vakit geçirdiği bir yerde daha rahat olacaktır. Siz de gözlerinizle köpeğinizin kalacağı yeri görmüş olursunuz.

Sorularınızı gdurukan@hotmail.com.tr’a e-posta yolu ile sorabilirsiniz.

Herkese iyi tatiller dilerim.

Veteriner Hekim

Veteriner Davranış Danışmanı

Gökhan DURUKAN

 

Yeni Köpek Sahiplenenler İçin Yanlış ve Doğru Bilgiler

Bu yazımda ilk defa köpekle birlikte yaşamaya başlayan ve özellikle ilk köpek seçimlerini yavru-genç köpeklerden yana kullanan aileler için bilgi paylaşacağım.

Hayatında ilk defa kendinden farklı bir tür canlıyla aynı ortamı paylaşmak çok heyecanlı olduğu kadar, bu yeni tür hakkında doğru bilgilere sahip değilseniz fazlasıyla yorucu ve yıpratıcı olmaktadır, bilimsel araştırmalar köpeklerin terk edilme dönemlerini yoğunlukla 3-6 aylık yaş dönemi oldğunu ifade etmektedir.

Kendi türümüze ait olan bebek sahibi olma süresince bile, onun ihtiyaçlarını, dönemsel fizyolojik bilgilerini ve hastalıklarını, aşı programlarını, bezini, yemeğini vs öğrenmek için kurslar ve eğitim seminerleri düzenlenmektedir. Köpeklerde de tam olarak bu yol izlenmesi önemlidir, keza köpeklerde bizimle birlikte iyi bakıldıkları sürece 20’li yaşları rahatlıkla görebilmektedirler, 20 sene birlikte yaşayacağımız bu ufak dostumuz hakkında mutlaka doğru bilgi sahibi olmanız gerekir.

Bu doğru bilgiye nasıl ulaşacaksınız?

Doğru bilgi o işin uzmanlarından alınmalıdır. Köpeklerle ilgili doğru bilgi alacağınız tek yer veteriner hekimler olmalıdır. Çünkü can dostunuzun, genel sağlığı, aşılaması, beslenmesi, psikolojik gelişimi ve eğitimi bir bütündür, bunların birinde bozukluk olduğu zaman emin olun ki sorunlar bir sarmaşık gibi birbiri ardına ortaya çıkacaktır.

Bu süreçte ülkemizde sıkça olan ‘’bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olma’’ konusunda her kafadan onlarca ses çıkacak, komşunuz, sokakta yürürken karşılaştığınız insanlar, bakkalının, iş arkadaşınız vs herkes doğruluğundan emin olmadığı ama sadece duyduğu onlarca yanlış bilgiyi size sunacaktır ve siz de eğer ki bu konularda bilginiz yoksa o bilgileri alıp can dostunuza uygulayacaksınız ve sonuç köpeğinize bir şeyleri yanlış yapacaksınız ve sonrasında işler sarpa saracak, ya sağlıksız bir köpek, ya davranış bozukluğu yaşayan bir köpek ya da sizin kendi sinirlerinizin yıprandığı olumsuz bir sürece gireceksiniz. Bu senaryonun tek çaresi var, doğru bilgi.

Gelin yanlış ve doğru bilgileri sıralayım, siz de okuyun…

Köpekler tuvaletlerini nereye yapacaklarını hemen öğrenmelidirler. Bu bilgi yanlıştır, köpekler doğada tuvaletlerini her yere yaparlar, biz onlara nereye yapmaları gerektiğini bizim onlara öğretmemiz gerekir. Öncelikle nereye tuvaleti yaptıracağınıza karar vermeniz gerekir. Sonrasında tuvalet eğitim

maxresdefault

inde neler yanlış neler doğru bunu öğrenmeliyiz. Köpeklerin fizyolojik gelişimleri göz önüne alınarak tuvalet eğitimleri verilmelidir. Örneğin köpekler yemek yedikten ortalama 30 dk sonra dışkılama yaparlar, idrar kesesi ise genç köpeklerde 40-45 dakikada bir dolmaktadır. Çok iyi bir köpek 4-5 haftada tuvaletini nasıl ve nereye yapacağını

 

öğrenebilmektedir. Bu da demek oluyor ki  genç köpeklerde ortalama 4.5 aylık döneme kada

 

r fizyolojik olarak idrar yolu kaslarını kontrol etme yetisini kazanırlar, böylelikle 5-5,5 aylık döneme kadar idrarlarını kaçırmaları ya da tutamamaları normaldir. KIZMAYIN!

Köpeğim tuvaletini yapınca ona kızarsam, ceza verir

 

sem, dışkıya burnunu sürtersem, köpeğim bir anda aydınlanıp tuvalet meselesini çözer mi? Çözmez. Yanlış bilgi, köpeğiniz tuvaletini yaptığında burnuna isterseniz meydan louresse ile vurun köpeğiniz öğrenemez! Köpeğinize doğru yere yapmasını göstermek dışında yapmanız gereken hiçbir şey yoktur. Ceza vermek köpeğinizin korkmasına, korku ise istenmeyen idrar kaçırmalara neden olabilir.

 

Köpeğimin aşıları bitene kadar dışarı çıkmaması gerekiyormuş, bu doğru mu? Kesinlikle yanlış bilgi, köpekler doğdukları andan itibaren kontrollü bir şekilde sokağa ve sosyal ortamlara çıkmalıdır, kucakta gezmekten m

 

en edilmeli, uygun bir kayış ve tasma ile normal olarak yerde ve yanınızda gezmelidir. Bunun için uymanız gereken şey, köpeğinizin kontrolsüz sokak hayvanları ve dışkılarının yoğun olduğu yerlerde aşı programı bitene kadar gezdirmemeniz, aşı programı bitene kadar herhangi bir pansiyonda konaklatmamanız yeterlidir. Bunun dışında aylarca dışarı çıkmamış, sokakta dolaşmamış köpeklerde çok net olarak davranış sorunları olma olasılığı %100’dür. Sokağa çıkmayan köpek doğayı tanımaz, sokağı tanımaz bilmez, korkar, saldırganlaşır, mutsuz olur, takıntılar kazanır, bunun ön

 

üne ge

 

çmek için özellikle yavru köpek gelişim okulları köpeğiniz psikolojik gelişimi için kontrollü ve sağlıklı ortamlar sağlamaktadır.

Köpekler bilmem kaç aydan önce eğitilemezmiş! Yanlış

 

bilgi, köpekler doğdukları andan itibaren psikolojik ve fizyolojik gelişimlerine uygun olarak gelişimlerine katkı sağlamak için profesyonel eğitimlere katılabilirler, bu onlar için çok faydalıdır.

Köpek eğitimi cezasız başarı sağlamazmış. Tamam

 

en yanlış bilgi, ceza tek başına hiçbir zaman çözüm üretmez. Önemli olan eğitim yapılırken köpeğin mutlu olmasını sağlamak ve onu doğruya yönlendirmektir. Köpek ceza nedeniyle fazla strese girer, fazla stres ise öğrenmeyi olumsuz etkiler bu nedenle stres altın

 

da yani ceza ile eğitilen köpekler, korkar, fırsatını bulunca saldırganlaşabilir ve öğrenemezler. Bu nedenle eğitimde cezaya, baskıya dayalı eğitimler tutarsız ve başarısızlığa mahkumdur.

Eğitim için köpekleri çiftliğe gönderip, itaatkar olmaları sağlamak gerekir. Bu bilgi de yanlış köpekler ailelerinden en hassas oldukları gençlik dönemlerinden koparıldıklarında stres faktörü nedeniyle eğitim güçleşir, köpek m

 

utsuz olabilir hem de bu mutlu ve özel döneminde aile ile köpek arasında mesafe girmiş olur. Bunun çözümü aile ile köpeğin birlikte eğitildiği programlardır. Yeni modern eğitimler de imkanı olan aileler eğitimlere iştirak ederek bu özel ve zevkli süreci birlikte sürdürmektedirler.

Eğitimli köpek ile eğitimsiz köpek yan yana gelirse eğitim bozulurmuş. YANLIŞ! Çok düşük olsa da taklit yoluyla öğrenme nedeniyle köpekler birbirilerinden bazı şeyleri öğrenirler, fakat belirli komutları bilen bir köpek, yanında bilmeyen bir köpek olduğu için komutu unutmaz, sadece diğer köpekle olmanın heyecanından dolayı eksik ve yetersiz eğitim aldığı için sahibini dinlemeyebilir, burada hata köpeklerde değil, eğitimin metodundandır. Köpeğin burada öğreneceği şeyi, üstüne atlama, oyuncakla oynama şekli vs gibi şeylerdir.

Köpeğimdeki davranış sorunları zamanla geçer! Ara

 

ştırmalar gösteriyor ki, eğer köpekler ya da diğer canlılarda davranış sorunları varsa ya da psikolojik bir sorun mevcutsa bunun profesyonel bir şekilde düzeltilmesi gerekir, kendiliğinden düzelen bir psikolojik sorun ya da davranış bozukluğu olduğuna dair veriler mevcut değildir. Belirli zamanlarda görülmeyebilir fakat sonradan daha güçlü olarak so

 

runun ortaya çıktığı konusunda araştırmalar görülmektedir. Bu nedenle sorun oldu

 

ğunu düşündüğünüz davranışlar konusunda mutlaka uzman bir veteriner hekime danışmalısınız.

Eğitim köpekleri baskılar ve mutsuz kılar ve artık beni dinlemez . Doğru yapılmayan eğitimlerde bu tarz sonuçlarla karşılaşmanız muhtemeldir. Fakat doğru ve bilimsel yöntemlerle yapılan eğitimlerde hem köpeğiniz mutlu olur hem de siz köpeğinizle mutlu olursunuz.

Köpeklerde davranış bozukluklarını eğitmenler çö

zermiş! Kesinlikle yanlış bilgi, davranış sorunları eğitimle çözülemeyecek kadar karmaşık bir alt yapısı olan sorunlar. Bunun için özel olarak psikoloji ve davranış uzmanlığı almış veteriner hekimler tarafından uygun tedaviler yapılması gerekir.

Şimdilik sıklıkla karşılaştığımız bazı yanlış bilgilerin doğru olmadığını nedenleriyle açıklamaya çalıştım, sorularınız olursa gdurukan@hotmail.com.tr adresinden bana sorularını yazabilirsiniz.

Köpeklerde İstenmeyen Davranışları Kendi Başınıza Nasıl Önlersiniz?

Köpekler doğdukları andan itibaren yaşamlarında insanlardan, diğer köpeklerden ve doğadan her davranışları karşılığında ödül ve ceza almaktadır. Fakat köpekler bu ödül ve cezaların ne kadar anlar?

Danışan ailelerimiz köpeklerine, bize gelene kadar bir çok çözüm yolu denemektedir. Bunun içinde ödüllendirme ve cezalandırmada olmaktadır. Yaptıklarımızın ödül ya da ceza olduğuna nasıl karar veriyoruz, köpek bunu nasıl algılıyor hiç bu açıdan düşündünüz mü sevgili insan?

Örneğin klinikte korkudan ya da stresten beden dili değişip ayaklarınıza yapışan köpeğinizi ‘’sakin ol oğlum’’, havlayan bir köpeğinizi severken ‘’sus kızım’’ diye okşadığınızda, köpeğiniz bu insanca yatıştırma hareketini, köpekçe nasıl algıyor? Köpek bu insanların yatıştırma için kullandığı beden dilini, ailem beni bu yaptığım davranıştan dolayı severek ödüllendiriyor olarak algılandığı modern hayvan davranışları literatüründe bildirilmektedir.

Fark ediceksiniz ki bu davranışlarımızdan ötürü, köpeğimiz bir türlü sakinleşmek bilmez, susmaz, rahatlamaz, aksine gün geçtikçe bu davranışları olumlu pekiştiği için daha da güçlenecek daha da belirgin hale gelecek, daha çok korkacak, daha çok havlayacaktır.

Bu gibi davranışların önüne geçmek için köpeğinizle iletişimi kesmeniz, onu görmezden gelmeniz yani reddetmeniz gerekir, yani köpeğiniz istemediğiniz ya da olumsuz bir davranış yaptığında onunla olumlu ya da olumsuz anlamda tüm iletişiminizi kesmeniz, bu davranışların sevme ya da ilgi ödülünden mahrum kalmasıyla pekiştirilmemesine neden olarak, zamanla azalmasına katkı sağlayacaktır.

Hayanlarınızla ilgili sorunlarınız için bize danışabilirsiniz.

0543 934 1443

Veteriner Hekim & Veteriner Davranış Danışmanı

Gökhan DURUKAN