Yeni Köpek Sahiplenenler İçin Yanlış ve Doğru Bilgiler

Bu yazımda ilk defa köpekle birlikte yaşamaya başlayan ve özellikle ilk köpek seçimlerini yavru-genç köpeklerden yana kullanan aileler için bilgi paylaşacağım.

Hayatında ilk defa kendinden farklı bir tür canlıyla aynı ortamı paylaşmak çok heyecanlı olduğu kadar, bu yeni tür hakkında doğru bilgilere sahip değilseniz fazlasıyla yorucu ve yıpratıcı olmaktadır, bilimsel araştırmalar köpeklerin terk edilme dönemlerini yoğunlukla 3-6 aylık yaş dönemi oldğunu ifade etmektedir.

Kendi türümüze ait olan bebek sahibi olma süresince bile, onun ihtiyaçlarını, dönemsel fizyolojik bilgilerini ve hastalıklarını, aşı programlarını, bezini, yemeğini vs öğrenmek için kurslar ve eğitim seminerleri düzenlenmektedir. Köpeklerde de tam olarak bu yol izlenmesi önemlidir, keza köpeklerde bizimle birlikte iyi bakıldıkları sürece 20’li yaşları rahatlıkla görebilmektedirler, 20 sene birlikte yaşayacağımız bu ufak dostumuz hakkında mutlaka doğru bilgi sahibi olmanız gerekir.

Bu doğru bilgiye nasıl ulaşacaksınız?

Doğru bilgi o işin uzmanlarından alınmalıdır. Köpeklerle ilgili doğru bilgi alacağınız tek yer veteriner hekimler olmalıdır. Çünkü can dostunuzun, genel sağlığı, aşılaması, beslenmesi, psikolojik gelişimi ve eğitimi bir bütündür, bunların birinde bozukluk olduğu zaman emin olun ki sorunlar bir sarmaşık gibi birbiri ardına ortaya çıkacaktır.

Bu süreçte ülkemizde sıkça olan ‘’bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olma’’ konusunda her kafadan onlarca ses çıkacak, komşunuz, sokakta yürürken karşılaştığınız insanlar, bakkalının, iş arkadaşınız vs herkes doğruluğundan emin olmadığı ama sadece duyduğu onlarca yanlış bilgiyi size sunacaktır ve siz de eğer ki bu konularda bilginiz yoksa o bilgileri alıp can dostunuza uygulayacaksınız ve sonuç köpeğinize bir şeyleri yanlış yapacaksınız ve sonrasında işler sarpa saracak, ya sağlıksız bir köpek, ya davranış bozukluğu yaşayan bir köpek ya da sizin kendi sinirlerinizin yıprandığı olumsuz bir sürece gireceksiniz. Bu senaryonun tek çaresi var, doğru bilgi.

Gelin yanlış ve doğru bilgileri sıralayım, siz de okuyun…

Köpekler tuvaletlerini nereye yapacaklarını hemen öğrenmelidirler. Bu bilgi yanlıştır, köpekler doğada tuvaletlerini her yere yaparlar, biz onlara nereye yapmaları gerektiğini bizim onlara öğretmemiz gerekir. Öncelikle nereye tuvaleti yaptıracağınıza karar vermeniz gerekir. Sonrasında tuvalet eğitim

maxresdefault

inde neler yanlış neler doğru bunu öğrenmeliyiz. Köpeklerin fizyolojik gelişimleri göz önüne alınarak tuvalet eğitimleri verilmelidir. Örneğin köpekler yemek yedikten ortalama 30 dk sonra dışkılama yaparlar, idrar kesesi ise genç köpeklerde 40-45 dakikada bir dolmaktadır. Çok iyi bir köpek 4-5 haftada tuvaletini nasıl ve nereye yapacağını

 

öğrenebilmektedir. Bu da demek oluyor ki  genç köpeklerde ortalama 4.5 aylık döneme kada

 

r fizyolojik olarak idrar yolu kaslarını kontrol etme yetisini kazanırlar, böylelikle 5-5,5 aylık döneme kadar idrarlarını kaçırmaları ya da tutamamaları normaldir. KIZMAYIN!

Köpeğim tuvaletini yapınca ona kızarsam, ceza verir

 

sem, dışkıya burnunu sürtersem, köpeğim bir anda aydınlanıp tuvalet meselesini çözer mi? Çözmez. Yanlış bilgi, köpeğiniz tuvaletini yaptığında burnuna isterseniz meydan louresse ile vurun köpeğiniz öğrenemez! Köpeğinize doğru yere yapmasını göstermek dışında yapmanız gereken hiçbir şey yoktur. Ceza vermek köpeğinizin korkmasına, korku ise istenmeyen idrar kaçırmalara neden olabilir.

 

Köpeğimin aşıları bitene kadar dışarı çıkmaması gerekiyormuş, bu doğru mu? Kesinlikle yanlış bilgi, köpekler doğdukları andan itibaren kontrollü bir şekilde sokağa ve sosyal ortamlara çıkmalıdır, kucakta gezmekten m

 

en edilmeli, uygun bir kayış ve tasma ile normal olarak yerde ve yanınızda gezmelidir. Bunun için uymanız gereken şey, köpeğinizin kontrolsüz sokak hayvanları ve dışkılarının yoğun olduğu yerlerde aşı programı bitene kadar gezdirmemeniz, aşı programı bitene kadar herhangi bir pansiyonda konaklatmamanız yeterlidir. Bunun dışında aylarca dışarı çıkmamış, sokakta dolaşmamış köpeklerde çok net olarak davranış sorunları olma olasılığı %100’dür. Sokağa çıkmayan köpek doğayı tanımaz, sokağı tanımaz bilmez, korkar, saldırganlaşır, mutsuz olur, takıntılar kazanır, bunun ön

 

üne ge

 

çmek için özellikle yavru köpek gelişim okulları köpeğiniz psikolojik gelişimi için kontrollü ve sağlıklı ortamlar sağlamaktadır.

Köpekler bilmem kaç aydan önce eğitilemezmiş! Yanlış

 

bilgi, köpekler doğdukları andan itibaren psikolojik ve fizyolojik gelişimlerine uygun olarak gelişimlerine katkı sağlamak için profesyonel eğitimlere katılabilirler, bu onlar için çok faydalıdır.

Köpek eğitimi cezasız başarı sağlamazmış. Tamam

 

en yanlış bilgi, ceza tek başına hiçbir zaman çözüm üretmez. Önemli olan eğitim yapılırken köpeğin mutlu olmasını sağlamak ve onu doğruya yönlendirmektir. Köpek ceza nedeniyle fazla strese girer, fazla stres ise öğrenmeyi olumsuz etkiler bu nedenle stres altın

 

da yani ceza ile eğitilen köpekler, korkar, fırsatını bulunca saldırganlaşabilir ve öğrenemezler. Bu nedenle eğitimde cezaya, baskıya dayalı eğitimler tutarsız ve başarısızlığa mahkumdur.

Eğitim için köpekleri çiftliğe gönderip, itaatkar olmaları sağlamak gerekir. Bu bilgi de yanlış köpekler ailelerinden en hassas oldukları gençlik dönemlerinden koparıldıklarında stres faktörü nedeniyle eğitim güçleşir, köpek m

 

utsuz olabilir hem de bu mutlu ve özel döneminde aile ile köpek arasında mesafe girmiş olur. Bunun çözümü aile ile köpeğin birlikte eğitildiği programlardır. Yeni modern eğitimler de imkanı olan aileler eğitimlere iştirak ederek bu özel ve zevkli süreci birlikte sürdürmektedirler.

Eğitimli köpek ile eğitimsiz köpek yan yana gelirse eğitim bozulurmuş. YANLIŞ! Çok düşük olsa da taklit yoluyla öğrenme nedeniyle köpekler birbirilerinden bazı şeyleri öğrenirler, fakat belirli komutları bilen bir köpek, yanında bilmeyen bir köpek olduğu için komutu unutmaz, sadece diğer köpekle olmanın heyecanından dolayı eksik ve yetersiz eğitim aldığı için sahibini dinlemeyebilir, burada hata köpeklerde değil, eğitimin metodundandır. Köpeğin burada öğreneceği şeyi, üstüne atlama, oyuncakla oynama şekli vs gibi şeylerdir.

Köpeğimdeki davranış sorunları zamanla geçer! Ara

 

ştırmalar gösteriyor ki, eğer köpekler ya da diğer canlılarda davranış sorunları varsa ya da psikolojik bir sorun mevcutsa bunun profesyonel bir şekilde düzeltilmesi gerekir, kendiliğinden düzelen bir psikolojik sorun ya da davranış bozukluğu olduğuna dair veriler mevcut değildir. Belirli zamanlarda görülmeyebilir fakat sonradan daha güçlü olarak so

 

runun ortaya çıktığı konusunda araştırmalar görülmektedir. Bu nedenle sorun oldu

 

ğunu düşündüğünüz davranışlar konusunda mutlaka uzman bir veteriner hekime danışmalısınız.

Eğitim köpekleri baskılar ve mutsuz kılar ve artık beni dinlemez . Doğru yapılmayan eğitimlerde bu tarz sonuçlarla karşılaşmanız muhtemeldir. Fakat doğru ve bilimsel yöntemlerle yapılan eğitimlerde hem köpeğiniz mutlu olur hem de siz köpeğinizle mutlu olursunuz.

Köpeklerde davranış bozukluklarını eğitmenler çö

zermiş! Kesinlikle yanlış bilgi, davranış sorunları eğitimle çözülemeyecek kadar karmaşık bir alt yapısı olan sorunlar. Bunun için özel olarak psikoloji ve davranış uzmanlığı almış veteriner hekimler tarafından uygun tedaviler yapılması gerekir.

Şimdilik sıklıkla karşılaştığımız bazı yanlış bilgilerin doğru olmadığını nedenleriyle açıklamaya çalıştım, sorularınız olursa gdurukan@hotmail.com.tr adresinden bana sorularını yazabilirsiniz.

Köpeklerde İstenmeyen Davranışları Kendi Başınıza Nasıl Önlersiniz?

Köpekler doğdukları andan itibaren yaşamlarında insanlardan, diğer köpeklerden ve doğadan her davranışları karşılığında ödül ve ceza almaktadır. Fakat köpekler bu ödül ve cezaların ne kadar anlar?

Danışan ailelerimiz köpeklerine, bize gelene kadar bir çok çözüm yolu denemektedir. Bunun içinde ödüllendirme ve cezalandırmada olmaktadır. Yaptıklarımızın ödül ya da ceza olduğuna nasıl karar veriyoruz, köpek bunu nasıl algılıyor hiç bu açıdan düşündünüz mü sevgili insan?

Örneğin klinikte korkudan ya da stresten beden dili değişip ayaklarınıza yapışan köpeğinizi ‘’sakin ol oğlum’’, havlayan bir köpeğinizi severken ‘’sus kızım’’ diye okşadığınızda, köpeğiniz bu insanca yatıştırma hareketini, köpekçe nasıl algıyor? Köpek bu insanların yatıştırma için kullandığı beden dilini, ailem beni bu yaptığım davranıştan dolayı severek ödüllendiriyor olarak algılandığı modern hayvan davranışları literatüründe bildirilmektedir.

Fark ediceksiniz ki bu davranışlarımızdan ötürü, köpeğimiz bir türlü sakinleşmek bilmez, susmaz, rahatlamaz, aksine gün geçtikçe bu davranışları olumlu pekiştiği için daha da güçlenecek daha da belirgin hale gelecek, daha çok korkacak, daha çok havlayacaktır.

Bu gibi davranışların önüne geçmek için köpeğinizle iletişimi kesmeniz, onu görmezden gelmeniz yani reddetmeniz gerekir, yani köpeğiniz istemediğiniz ya da olumsuz bir davranış yaptığında onunla olumlu ya da olumsuz anlamda tüm iletişiminizi kesmeniz, bu davranışların sevme ya da ilgi ödülünden mahrum kalmasıyla pekiştirilmemesine neden olarak, zamanla azalmasına katkı sağlayacaktır.

Hayanlarınızla ilgili sorunlarınız için bize danışabilirsiniz.

0543 934 1443

Veteriner Hekim & Veteriner Davranış Danışmanı

Gökhan DURUKAN

Kitap Önerisi: C. Aytmatov – Elvada Gülsarı

Cengiz  Aytmatov ile aynı meslekten yani veteriner hekim olmanın gururunu taşırım hep. Bu süreçte olabildiğince veteriner hekim olan yazarlarınelveda gülsarı kitaplarını paylaşmaya çalışacağım. İlk olarak Kırgız yazar Cengiz Aytmatov’un güzel eseri Elvada Gülsarı, kitap Kopar zincirlerini Gülsarı adıyla da beyaz perdeye uyarlanmış

Gülsarı ırk ve çok ünlü bir yorga atıdır. Bir yolculuk sırasında Gülsarı hastalanır ve kitapta doğumundan, ölümüne kadar neler yaşadığını Aytmatov’un güçlü kaleminden okuyoruz. Kitap bununla kalmayıp dönemin Kırgızistan’ında Kırgız coğrafyası ve siyası iklim hakkında da çarpıcı betimlemelerde bulunuyor.

Herkese iyi okumalar diliyorum.

Veteriner Hekim Gökhan DURUKAN

Saldırgan Köpeklerde Neler Yapılmalı?

Agresyon, tüm canlılarda yaralama amacı gösteren tüm davranışlar olarak nitelendirilebilir. Köpeklerde saldırganlık yaralayıcı amaç güdüyor olması hasta sahipleri açısından nahoş bir durumdur, saldırıların sonuca ulaşması ya da ulaşmaması arasında hisler açısından çok ciddi fark oluşmamaktadır. Hasta sahibi de köpek de bu durumdan ciddi olarak etkilenmektedir.

Agresyon gösteren köpekleri bu davranışa iten farklı motivasyonlar vardır bunlar korku, agresyon davranışının pekiştirilmesi ile öğrenme, ağrı, sahiplenme, liderlik gibi birbirinden farklı motiflerdir.

Dikkat edilmesi gereken nokta, farklı durumların saldırganlığı oluşturmasıdır, bu farklılıklar tedavini planını ve gidişatı belirleyecek en önemli etkendir. Örneklerle daha güzel anlaşılması için şu şekilde açıklamakta fayda var. Baş ağrısını oluşturan durumun, yorgunluğa, bir kafa travmasına, bir tümöre, bir sinus iltihabına bağlı oluşabileceği bilinmekteyse, yorgunluktan kaynaklı baş ağrısı tedavisi ile kafa travmasına bağlı bir baş ağrısının tedavisi aynı olmayacaktır. Konumuzda da saldırganlığı oluşturan durumların tedavileri birbirinden farklı olmaktadır.

Bunlarla birlikte, öncelikli olarak yapılması gerekenler olarak;

Saldırganlığı oluşturan olayları ve durumları belirleyin.

Köpeğinizi, saldırganlığı tetikleyen durumlardan ve olaylardan uzak tutun.

Uzak tutamıyorsanız, mutlaka kontrollü olarak bu durumlarla karşı karşıya getirin.

Tedavisi tamamlamana kadar mutlaka ağızlık kullanın.

Saldırganlık durumlarında, korkusu arttıracak elektrikli tasma, disk vs kullanmayın.

Saldırganlık durumlarınızda köpeğinize kaba kuvvet ya da yüksek ses uygulamayın.

Köpeğinizin kayışını mutlaka kontrol edilebilir kısalıkta olmasına dikkat edin.

İnsanlara karşı agresyonu varsa, kendi başınıza insanlara alıştırmak ya da onlara arkadaşça yanaştırmak için gıda ya da herhangi bir yol denemeyin.

Ceza, tehdit ve korkutucu eğitim metodlarını saldırganlığa karşı kullanmayın.

Veteriner Hekim Gökhan DURUKAN

Kitap Önerisi: Türlerin Kökeni – Charles Darwin

Hem veteriner hekim meslektaşlarımdan hem de hasta sahiplerinden gelen en temel sorulardan biri hangi kitabı önerirsiniTz oluyor.

İngilizce kaynak bulmak zaten çok kolay hem pdf olarak hem de basılı halde ingilizce kaynaklara ulaşmak günümüzde çok basit. Fakat türkçe kaynak konusunda sorun yaşanıyor. Bence çok iyi yabancı dil bilinse dahi öncelikle kendi dilinde konuya hakim olmak önemli, yoksa hem çeviride hem de genel anlamda sorunlar yaşanıyor.

Elimizde, işin uzmanı çevirmenler eşliğinde çevrilmiş çok değerli kita
plar mevcut, davranış için bunların bir listesini çıkarttım, yavaş yavaş sizlerle paylaşacağım.

En temel kitap olarak önerim konu başlığından da anlaşılacağı üzere türlerin kökeni… Türlerin kökeni bir kaynak ve temel kitap veteriner hekim olarak benim için…

Türlerin kökeninde çok geniş yelpazede bir çok hayvanın etolojik davranışları hakkında fikir edinebilirken, evrim ve türlerin gelişimi hakkında fikir sahibi olabilirsiniz.

Bununla birlikte davranışın da bir evrimsel sürece uğradığını ve bu sürecin bitmediğini, önümüze yeni davranışların ve buna bağlı uyumsuzluk nedeniyle yeni davranış problemleriyle karşı karşıya kalacağımızı söyleyebilirim.

Benim çeviri önerim Evrensel Basım Yayın’larından çıkan Öner Ünalan çevirisidir.

İyi okumalar dilerim.

Veteriner Hekim Gökhan DURUKAN

Film Önerisi: Sisteki Goriller – Gorillas in the mist

1988 yılı yapımı olan film veteriner fakültesinden dersler alan Fossey’in gerçek yaşam öyküsüne dayanmaktadır.MV5BMTk2NzkwMjM1MV5BMl5BanBnXkFtZTYwMDQzNDM5._V1_

Ruanda’da da gri gorillerin davranışlarını gözlemlemeye giden kahramanımızın başından geçenleri izliyoruz filmde. Fossey’in o gri gorillar hakkında yaptığı etoloji çalışmaları apsamındaki gerçek kamera görüntülerine ve günlüklerine dayanılarak ekrana yansıtılmış olması, özellikle doğada hayvan davranışlarını inceleme konusunda çalışma yapılırken nelere dikkat edilmesi gerektiği, hayvanlarla çalışırken ne kadar sabır gerektiği, onlara sevgiyle yaklaştığımızda ve onların davranışlarını önemseyerek hareket ettiğimizde hayvanlarla nasıl güzel iletişim ve bağ kurulabileceğini gösteriyor.

Bunun yanı sıra özellikle hayvanları nasıl eşya olarak görüp onların varlıklarından nasıl yararlanıldığı, onların hem birey olarak hem de aile olarak yok sayıldığı gerçeğini gözler önüne seriyor.

Hayvan kaçakçılığını tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermesi, bir hayvan hakları savunucu olarak benim için çok değerli bir bakış açısı.

Bu filmi izledikten sonra hepinizin hayvan hakları ve davranış konusunda farklı bir açı görebileceğinizi düşünüyorum.

İyi seyirler dilerim.

Filmin IMDB sayfası

Veteriner Hekim Gökhan DURUKAN