Tasma ile İlgili Gizlenen Bilgiler

Köpeklerde tasma kullanımı hem köpek, hem köpeği yönlendiren kişi,diğer köpekler hem de halk sağlığı açısından gereklidir. Yazıya başlarken tüm köpeklerde tasma kullanılması gerekli olduğu ve kamusal alanlarda tasmasız, uzatmasız dolaşmanın saygısızlık olduğunu ifade edebilirim.

Köpeklerde şu an için kullanılan tasmalar arasında en sağlıklılarının omuz tasmaları olduğunu ifade edebilirim. Yürüme konusunda sorun yaşamayan köpekler için boyun ya da bel tasmalarının kullanımı da uygundur. Buna ek olarak terapi alan, saldırgan köpeklerde de ağız tasmaları kullanımı uygundur.Her koşul ve şartta uygun olmayan tasmalar var ki, bunları ne amaçla kullanırsanız kullanın köpeğinize zarar veriyorsunuz.

Köpeklerde siz nasıl algılarsanız algılayın, görüntüsü nasıl olursa olsun, boğma(sıkma), dikenli(telli,batan), elektrikli/şok veren, spreyli gibi tasmalar, köpekler istenilen davranışı yapmadığında ya da köpek istenilmeyen bir davranışı yaptığında ceza veren tasmalardır.

Boğma tasmalar, kuvvet uygulandığında boğaz-boyun çapı daralan demir halkalar, kumaş, birbirine geçen demir materyal gibi farklı türden fakat aynı maksatla, çekildiğinde köpeğin boynuna baskı uygulayarak özellikle nefes borusuna, boyun ana damarlarına ve kaslarına baskı yaparak, önce nefes almada kısıtlama, damarlara baskı yaparak kan akışını aksatma ve kaslara baskı yaparak kas ağrısı yaparak köpeğe ağrı-acı-nefessizlik hissiyle ceza vermeyi amaçlamaktadır.

Bu tasmalar köpeklerde, nefes borusunda tahriş, kalınlaşma, farenks(yutak) ödemi,nefes darlığı, üst solunum yolları hastalıkları, boyun omurlarında kayma/fıtık ile fiziksel zarar verirken, köpeklerde cezaya bağlı olarak stres bozuklukları, korku, depresyon, anksiyete ile ilişkili saldırganlık, ayrılık anksiyetesi gibi köpeklerde sıklıkla görülen davranış bozukluklarının temelini oluşturan problemlere yol açmaktadır.

Dikenli tasmalar, boğma tasmaya ek olarak, dikenleri nedeniyle ağrı ve acı hissetirirken, bir de fiziksel yaralara daha hızlı yol açar ve dikenli telleri nedeniyle ağrı-acı daha fazla hissettirir.

Elektrikli, şok tasmalar, köpekler insanların gözünde hata yaptğında ya da istenilen bir şeyi yapmadığında köpeklerin boyun bölgesine istenilen düzeyde elektrik akımı vererek, köpeklere çarpılma hissi yaşatırlar. Bu tarz tasmalar, köpeklerde anksiyete bozuklukları, korku, stres bozuklukları yanı sıra fizyolojik olarak çarpılma nedeniyle kas rahatsızlıkları ve epileptik kriz benzeri bayılma, çırpınma, zıplama nöbetleri gibi nörolojik belirtiler oluşturur.

IMG_9509.jpg

Elektrikli/Şok Tasma

Sprey tasmalar ise, genellikle ses duyarlı olup, havlayan köpeklerde havalamaya ceza olarak kendi kendine köpeğe rahatsız edecek bir kokulu gaz sıkar, genelde burada biber gazları kullanılır.

Biber gazlar ya da diğer rahatsız edici gazlar fiziksel olarak, köpeklerde solunum sorunları, alerjik reaksiyonlar ve göz yanmaları ile sonuçlanırken, havlayama neden olan sorun ortadan kaldırmayacağı için, köpeklerin belirti göstermeden saldırmalarına ya da tasmaya direnç gösterme sonrası çok daha ciddi havlamalara neden olacaktır.

spray

Spreyli tasma

Bir çok ülkede,veteriner birlikleri, veteriner hekimler, davranış uzmanı veteriner hekimler, köpek eğitmenleri, hayvan hakkı savunucuları ve dernekler ceza verici boğma tasma, şok/elektrikli tasma, dikenli tasma ve spreyli tasmaların kullanımının hak ihlali ve istismar kapsamında olduğunu ifade etmektedir.

Ayrıca İtalya, İngiltere ve ABD’de bazı eyaletlerde bu tasmaların kullanımı yasalarla kısıtlanmıştır.

Umarım ülkemizde de bu tarz tasmaları kullanan köpek eğitmenleri, kurumlar, dernekler, öneren şahıslar, kullanan kişiler yaptıkları hatayı en kısa sürede algılayıp bu tarz ceza verici tasmaları kullanmaktan vazgeçerler.

Veteriner Hekim – Veteriner Davranış Uzmanı

Gökhan DURUKAN

Eğitimli Köpek mutlu köpek midir?

            Bir köpeğin eğitim düzeyi ile mutluluğu arasında maalesef ki hiçbir olumlu bağlantı yoktur. Aksine eğitim ya da davranış konusundaki kulaktan dolma, gerçekten köpek etolojisi(köpek davranış bilimi), köpek psikolojisi ve psikiyatrisi hakkındaki tarihin çöplüğüne karışmış yanlış, gerçeklikten uzak bilgilerle donatılmış kendisini uzman sayan köpek eğitmenleri, köpek dövücüleri(köpeklere fiziksel ceza verdikleri için bu şekilde hitap edeceğim), köpek uzmanları(kendileri böyle diyor), köpek davranış uzmanları(ülkemizde böyle bir akademik ya da mesleki uzmanlık henüz yok), köpek psikologları(tüm dünyada psikologluk türlere özgü olmadığı gibi ülkemizde de böyle bir meslek yok) tarafından bu kişilerin uygulamalarına ve dayatmalarına maruz kalan köpeklerin vaaay halineee!

 

Bu yazım biraz sert olacak, baştan söylemekte yarar varJ

 

Köpek konusunda doğru bilgiye sahip olmadan, ailelerin bilgi eksikliğini, zor durumda olmalarını, acele karar vermek zorunda kalmalarını, arama motorlarından çıkan sonuçların da bu bilgi kirliliğini desteklemesiyle; aileler ve köpekler bu yanlışlığın tam ortasına düşüyor.

 

Aile köpeğini eğittirdiğini, sorun olan davranışlarını çözdüğünü, köpeğin muma döndüğünü sanırken, sorunlar gün geçtikçe soğuk sunulan intikam gibi gün yüzüne çıkıp işin içinden daha da çıkılamaz, daha güçlü, daha şiddetli olarak önlerine seriliyor.

 

Peki neden bu durum böyle?

 

Çünkü, köpeği eğitirken sizin görmediğiniz psikolojik ya da fiziksel şiddet uygulanıyor. Komut alan köpeğin, komut ile davranış arasındaki ‘’o an’’da beden dilini çözümlediğiniz an, köpeğin stresini, korkusunu görebiliyorsunuz. Köpek ya düşünmeden komutu yapıyor ya da yaptıktan sonra doğru mu yanlış mı yaptığı konusunda komut verenin gözlerine itaatkar bir bakış atıyor.

 

Peki köpekleriniz neden düşünmüyor? Siz her istediğinizi yapan duygusuz bir robot mu istiyorsunuz yoksa sizinle yaşayan mutlu bir köpek mi?

 

Köpek, eğitimde başarısızlıklarının sonucu olarak ceza gördüğünde ya da yanlış bir terim olarak kullanılan ‘’correction-düzeltme’’ aldığında, köpek düzeltiliyor mu yoksa bozuluyor mu? Verilen her ceza köpekte strese neden olurken, köpeğin güven seviyesini indirmekte ve bu cezayı veren kişiye karşı da güvensizlik hissi oluşturmaktadır.

 

Hızlı yürüyen köpeğini boynundan caaart diye çeken amca, köpeği masaya çıktı diye ona bağıran teyze, halıya idrarını yaptığı için ona haaayııır diye haykıran ev hanımı, köpeği önünden yürüdüğü için ona şiiiiiit diye bağıran genç arkadaş, köpeğin mamasını koyduktan sonra dakikalarda bekleten ağbii, köpeğinden önce yemek yiyen köpeğini saatlerce aç bırakıp şekerini düşüren beyaz yakalı, köpeğinizin sizinle hiyerarşik bir yarışı falan yok lütfen sakin olun ve şu Cesar’ı izlemeye ara verin.

Köpeğinizle doğru bir iletişim kurmak istiyorsanız, onunla yarışmaktan vazgeçin çünkü o bu yarışa dahil olmak istemiyor, onu bu yarışa zorlamak onda stres yaratıyor, köpeğinizle doğru iletişim kurmak için saçma komutlar ve gösteriler yerine, köpeğinizle nasıl oyun oynanır, köpeğinizin zihnini nasıl geliştirebilirsiniz, köpeğinizin gelişimine nasıl katkı sağlarsınız, köpeğinizin mutluluğu için neler yapmalısınız bunları düşünmelisiniz. Artık Lorenz öldü, Cesar’ın da sürekli ölüm haberleri geliyor. Bunlar bilimsel ölüşlerJ

 

Köpeğinize sürekli yanlış yaptığını göstermek yerine ona alternatif yollar sunun!

 

Köpeğinize sürekli hayır, gitme, yeme, içme, hoplama, zıplama, çiş yapma, çıkma, havlama vs gibi olumsuz komutlar vermekten vazgeçin…Bunları yaptığı için onun karşısında ona patronu gibi bağırıp, sinirli insan beden dili ile iletişime geçmeyin, başta da söylediğim gibi bu onda güvensizlik ve strese neden olur. Doğruyu bulmak için yanlışı değil doğruyu gözünü sokun!!!

 

Eğitim vericem derken ona stres hediye etmeyin. Bunun için de yapmanız gereken ona patronluk değil dostluktur, dostlukta bağırıp, çağırmak yoktur, yanlış yapanın elinden tutulur doğrusu gösterilir ve bu yapılırken dostunuzun mutlu olması için ona kendini iyi hissettirmelisiniz.

 

İnsanlığın en eski dostunuzu birkaç kendini bilmez için üzmeyin.